#smrgSAHAF Öldüren Bahar - 1943

Basıldığı Matbaa:
Vatan Gazetecilik ve Matbaacılık
Dizi Adı:
Şarktan - Garptan Seçme Eserler: 56
Stok Kodu:
1199074131
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
87 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1943
Çeviren:
Halit Fahri Ozansoy
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199074131
460020
Öldüren Bahar -        1943
Öldüren Bahar - 1943 #smrgSAHAF
0.00
Alaca karanlık şehrin üstüne çökmeğe başlamıştı. Gök, yaldızlı kocaman bir alev halinde idi. Tunanın üstünde, Margaret adası tarafında, küçük beyaz bir vapur, birdenbire, keskin bir düdük sesi salıverdi. Bu sesi işitenler vahşî ve ölüm azaplı bir çığlık sanırlardı. Küçük beyaz vapurun bu çığlığı, Gellert tepesinin yamacına gelip çarptı, sonra, görünmez bir kavis çizerek göğe doğru uçtu. Nihayet orada sustu.

İlkbahar renklerile bezenmiş dağın sırtlarından, kadınları şemsiyelerini gevgevşek arakalarında sürükleyen, erkekleri sessiz sessiz yürüyen genç çiftler iniyordu.

Sahilde, yamaçta, başı açık ve kollarını göğsüne kavuşturmuş olan bir adam, hareketsiz, dimdik duruyor; nehre ilk uzanan ve nehrin üstünde bakır akisli dalgaların birbirlerini kovalayışına bakıyordu. Şurada, burada, yamaçların üst üste yükselen basamaklarında kafile kafile insanlar görülüyordu; bunlar, her günkü gezintilerini yapan ihtiyar mösyöler, az çok yaşlıca madamlar, birbirlerine sokulup kolkola dolaşan genç kızlar ve işlerini bırakarak birkaç dakika için sıvışmış olan hizmetçilerdi. Hepsi nehrin akışına bakıyorlardı. (Kitaptan)

Alaca karanlık şehrin üstüne çökmeğe başlamıştı. Gök, yaldızlı kocaman bir alev halinde idi. Tunanın üstünde, Margaret adası tarafında, küçük beyaz bir vapur, birdenbire, keskin bir düdük sesi salıverdi. Bu sesi işitenler vahşî ve ölüm azaplı bir çığlık sanırlardı. Küçük beyaz vapurun bu çığlığı, Gellert tepesinin yamacına gelip çarptı, sonra, görünmez bir kavis çizerek göğe doğru uçtu. Nihayet orada sustu.

İlkbahar renklerile bezenmiş dağın sırtlarından, kadınları şemsiyelerini gevgevşek arakalarında sürükleyen, erkekleri sessiz sessiz yürüyen genç çiftler iniyordu.

Sahilde, yamaçta, başı açık ve kollarını göğsüne kavuşturmuş olan bir adam, hareketsiz, dimdik duruyor; nehre ilk uzanan ve nehrin üstünde bakır akisli dalgaların birbirlerini kovalayışına bakıyordu. Şurada, burada, yamaçların üst üste yükselen basamaklarında kafile kafile insanlar görülüyordu; bunlar, her günkü gezintilerini yapan ihtiyar mösyöler, az çok yaşlıca madamlar, birbirlerine sokulup kolkola dolaşan genç kızlar ve işlerini bırakarak birkaç dakika için sıvışmış olan hizmetçilerdi. Hepsi nehrin akışına bakıyorlardı. (Kitaptan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat