Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%20
Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması: Oylamanın Dürüstlüğü ve Ahlak Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması: Oylamanın Dürüstlüğü ve Ahlak

#smrgKİTABEVİHukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması: Oylamanın Dürüstlüğü ve Ahlakiliği İlkesinin Çiğnenmesi

Liste Fiyatı : 15,00
İndirimli Fiyat : 12,00
Kazancınız : 3,00
%20
Temin süresi 6 gündür.
9789755339108
197427
Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması: Oylamanın Dürüstlüğü ve Ahlakiliği İlkesinin Çiğnenmesi
Hukuk Dünyasında Doğmayan Halk Oylaması: Oylamanın Dürüstlüğü ve Ahlakiliği İlkesinin Çiğnenmesi #smrgKİTABEVİ
İmge Kitabevi
12.00
Eğer ben bir hukukçuysam, ilkin yalın ve “genel” bir uyarıda bulunmak zorundayım.

Devlet hukuka dayanmazsa, insanı köleleştirmeye yönelir, hızla yaşlanır (progeria) ve ölümcül “devlet yetmezliği” hastalığına yakalanır. Böyle bir devleti ayakta tutan biricik güç, artık kaba güçtür.

Kaba güç ile meşruluk arasındaki ilişki ters orantılıdır. Kaba güç arttıkça meşruluk azalır ve gittikçe yok olur, devleti de tüketir. Çünkü kaba güç, ölümcüldür.

Buna karşılık devlet, eğer biricik efendi olarak gerçekten yalnızca ve yalnızca hukuku tanımış, hukukun üstün olduğunu içselleştirmişse, o ülkede her insan özgürdür; devlet bireylere hiçbir görüşü ve inancı dayatmaz, dayatamaz. Hukuksal ve ölçülü güç ile meşruluk arasındaki ilişki her zaman doğru orantılıdır.

Bu nedenlerle demokraside devletin dokunduğu her şey hukuka dönüşür. Demokraside “çok hukuk, az devlet” ilkesi, devletin meşruluğunun, dolayısıyla gücünün temelidir. Bu temelde gelişen meşruluk katsayısı arttıkça devlet güç ve güven kazanır, devleşir.

Hukukçu, hukuka boyun eğmek, bir başka anlatımla yasalardaki soyut hukuk düzgülerinin somut olayda nasıl uygulanacağı konusunda “hukukun dediğini söylemek” (juris dictio), dile getirmek zorundadır. Hukukçu, siyasal eğilimlere, ideolojilere, duygulara göre değil, ne pahasına olursa olsun, yalnızca hukuka göre görüş belirtir. Özellikle de yargıç, kendi ya da şunun bunun davasının sözcüsü değil, salt hukukun sözcüsüdür.

Ben de bunu yapmaya çalıştım.

  • Açıklama
    • Eğer ben bir hukukçuysam, ilkin yalın ve “genel” bir uyarıda bulunmak zorundayım.

      Devlet hukuka dayanmazsa, insanı köleleştirmeye yönelir, hızla yaşlanır (progeria) ve ölümcül “devlet yetmezliği” hastalığına yakalanır. Böyle bir devleti ayakta tutan biricik güç, artık kaba güçtür.

      Kaba güç ile meşruluk arasındaki ilişki ters orantılıdır. Kaba güç arttıkça meşruluk azalır ve gittikçe yok olur, devleti de tüketir. Çünkü kaba güç, ölümcüldür.

      Buna karşılık devlet, eğer biricik efendi olarak gerçekten yalnızca ve yalnızca hukuku tanımış, hukukun üstün olduğunu içselleştirmişse, o ülkede her insan özgürdür; devlet bireylere hiçbir görüşü ve inancı dayatmaz, dayatamaz. Hukuksal ve ölçülü güç ile meşruluk arasındaki ilişki her zaman doğru orantılıdır.

      Bu nedenlerle demokraside devletin dokunduğu her şey hukuka dönüşür. Demokraside “çok hukuk, az devlet” ilkesi, devletin meşruluğunun, dolayısıyla gücünün temelidir. Bu temelde gelişen meşruluk katsayısı arttıkça devlet güç ve güven kazanır, devleşir.

      Hukukçu, hukuka boyun eğmek, bir başka anlatımla yasalardaki soyut hukuk düzgülerinin somut olayda nasıl uygulanacağı konusunda “hukukun dediğini söylemek” (juris dictio), dile getirmek zorundadır. Hukukçu, siyasal eğilimlere, ideolojilere, duygulara göre değil, ne pahasına olursa olsun, yalnızca hukuka göre görüş belirtir. Özellikle de yargıç, kendi ya da şunun bunun davasının sözcüsü değil, salt hukukun sözcüsüdür.

      Ben de bunu yapmaya çalıştım.

      Stok Kodu
      :
      9789755339108
      Boyut
      :
      14x20
      Sayfa Sayısı
      :
      92 s.
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat