Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
303098935
98935
Ada Defterleri
Ada Defterleri #smrgSAHAF
Kırmızı Yayınları
0.00
(...) Kışın, şehir hayatı gözlem yapma olanağı tanımıyor pek. Yaz yaşantısı daha açık. Her yerde olduğu gibi adalarda da. Üç yıldır, bir bakıma rasathane çalışıyor içimde. Balkondan bakarken komşuları, sokaklardan geçerken uzak komşuları, iskelede daha geniş bir nüfusun üyelerini görebiliyorum. Nasıl biz, uzun uzun oturuyorsak balkonumuzda ve görünüyorsak, onlar da görünüyorlar.

Başıboşluk, tamı tamına hiçbir şey yapmamak değil doğal olarak. Balkonda, bakıyor, düşünüyorum: Aklımdan hep bir şeyler geçiyor, öyleyse başıboş sayılmam, diyebilir miyim?

Saatlerce gazete okuyor, şuradaki. İki kadın, her gün, oturuyor konuşuyorlar şurada. Kağıt oynuyor durmadan kimileri. Bulmaca çözüyor berikiler. Plaja hiç gitmiyoruz ama bütün gün orada, sereserpe uzananlar var biliyoruz.

Yarıyarıya ya da seyrek mi, yoksa hepten mi başıboşluk?

Her gün onca saat masa başında, ulvi ve süfli konularda yazıyor, okuyor olmam, başkalarının gözünde başıboşluğun hası anlamına geliyor mudur?

Daha iyi, doğru, daha anlamlı biçimde hayatı geçirmek fikri, bütün göreceliğiyle karşımda dikiliyor. Hayatta tek gerçek (ne demeye geliyorsa) amaç (ne demeye geliyorsa) kişinin mutluluğuna yaklaşması, erişmesiyse, ki bir yanım bunu söylüyor, sağladığı sürece başıboşluğu(muzu) hafife almamalı, küçümsemeye kalkışmamalıyız.

Başıboş olmanın tersi ne hem? Neredeyse yirmidört saatini meşgul geçirmek, anlamlılığın ve mutluluğun kaynağı mı? (Arka kapaktan)

  • Açıklama
    • (...) Kışın, şehir hayatı gözlem yapma olanağı tanımıyor pek. Yaz yaşantısı daha açık. Her yerde olduğu gibi adalarda da. Üç yıldır, bir bakıma rasathane çalışıyor içimde. Balkondan bakarken komşuları, sokaklardan geçerken uzak komşuları, iskelede daha geniş bir nüfusun üyelerini görebiliyorum. Nasıl biz, uzun uzun oturuyorsak balkonumuzda ve görünüyorsak, onlar da görünüyorlar.

      Başıboşluk, tamı tamına hiçbir şey yapmamak değil doğal olarak. Balkonda, bakıyor, düşünüyorum: Aklımdan hep bir şeyler geçiyor, öyleyse başıboş sayılmam, diyebilir miyim?

      Saatlerce gazete okuyor, şuradaki. İki kadın, her gün, oturuyor konuşuyorlar şurada. Kağıt oynuyor durmadan kimileri. Bulmaca çözüyor berikiler. Plaja hiç gitmiyoruz ama bütün gün orada, sereserpe uzananlar var biliyoruz.

      Yarıyarıya ya da seyrek mi, yoksa hepten mi başıboşluk?

      Her gün onca saat masa başında, ulvi ve süfli konularda yazıyor, okuyor olmam, başkalarının gözünde başıboşluğun hası anlamına geliyor mudur?

      Daha iyi, doğru, daha anlamlı biçimde hayatı geçirmek fikri, bütün göreceliğiyle karşımda dikiliyor. Hayatta tek gerçek (ne demeye geliyorsa) amaç (ne demeye geliyorsa) kişinin mutluluğuna yaklaşması, erişmesiyse, ki bir yanım bunu söylüyor, sağladığı sürece başıboşluğu(muzu) hafife almamalı, küçümsemeye kalkışmamalıyız.

      Başıboş olmanın tersi ne hem? Neredeyse yirmidört saatini meşgul geçirmek, anlamlılığın ve mutluluğun kaynağı mı? (Arka kapaktan)

      Stok Kodu
      :
      303098935
      Boyut
      :
      15x22
      Sayfa Sayısı
      :
      463 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2008
      Resimleyen
      :
      Orijinal Cildinde
      Kapak Türü
      :
      Orijinal Cildinde
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
      98935    Ada Defterleri     Kırmızı Yayınları    Enis Batur    Günlük    Çağdaş Türk Edebiyatı                        9789759169893            9789759169893         #smrgSAHAF   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat