Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%20
Türkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz Cilt I

#smrgKİTABEVİTürkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz Cilt I

Liste Fiyatı : 66,00
İndirimli Fiyat : 52,80
Kazancınız : 13,20
%20
Temin süresi 10 gündür.
Türkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz Cilt I
Türkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz Cilt I #smrgKİTABEVİ
Atatürk Araştırma Merkezi
52.80
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ile Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih Fakültesi iş birliğinde 04 - 06 Ekim 2017 tarihlerinde Romanya'nın Köstence şehrinde "Türkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz" konulu uluslararası bir sempozyum bildirileri.

Doğu Avrupa ve Balkanların çalkantılı bölgesinde yer alan Romanya ve Türkiye derin bir ortak tarih paylaştılar.

Yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu ile güçlü bağlantıları olan Eflak ve Buğdan, 19. yüzyılın ortalarında Avrupa'da ortaya çıkan devrimlerden etkilenmiş ve özerklik/bağımsızlık fikirleri yayılmaya başlamıştı. Kırım Savaşı ve 1856 Paris Barış Konferansı'nın ardından bölge muhtariyetini kazandı ve Avrupa devletlerinin garantisi altına girdi. Bu süreçte Avrupa devletlerinin her biri bölge ile ilgili olarak farklı tutumlar takındılar.

Bu çerçevede 5 Ocak 1859'da Buğdan Meclisi, 24 Ocak 1859'da da Eflak Meclisi oybirliği ile Albay Alexandre Ion Cuza'yı tahta Prens olarak seçti. Böylece birleşme fiili olarak gerçekleşmiş oldu. Osmanlı Devleti ilk başlarda birleşmeye itiraz ettiyse de sonuçta, 2 Aralık 1861 tarihinde Eflak ve Buğdan'ın merkezi bir yönetime sahip olmasını kabul etti. Böylece Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla birlikte, Eflak ve Buğdan'da fiilen Romanya Prensliği ortaya çıkmış oldu.

Sonuç olarak, 1878 Berlin Antlaşması ile birlikte Romanya tam bağımsızlığını kazandı ve 1881 yılında bir krallık haline geldi.

Yukarıda da özetle anlatıldığı gibi Romanya'nın Türkiye ile derin tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkileri bulunmaktadır. Her iki ülke de Batı modernizasyonu serüvenine dâhil olmuş ve bu noktada Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti gibi benzer süreçleri yaşamıştır.

20. yüzyıl başlarından günümüze iki ülke arasında kültürel, ekonomik ve siyasi münasebetler iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde gelişmektedir. Hedefimiz bu husustaki akademik çalışmaların arttırılmasıdır.

Bu çerçevede sempozyum iki ülke arasındaki ortak tarihi, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel münasebetler hakkında çalışma yapan araştırmacılara bu araştırmalarını sunabilecekleri ve uluslararası düzeyde duyurup tanıtabilecekleri bir ortam sağlayacaktır.

  • Açıklama
    • Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ile Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih Fakültesi iş birliğinde 04 - 06 Ekim 2017 tarihlerinde Romanya'nın Köstence şehrinde "Türkiye Romanya İlişkileri: Geçmiş ve Günümüz" konulu uluslararası bir sempozyum bildirileri.

      Doğu Avrupa ve Balkanların çalkantılı bölgesinde yer alan Romanya ve Türkiye derin bir ortak tarih paylaştılar.

      Yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu ile güçlü bağlantıları olan Eflak ve Buğdan, 19. yüzyılın ortalarında Avrupa'da ortaya çıkan devrimlerden etkilenmiş ve özerklik/bağımsızlık fikirleri yayılmaya başlamıştı. Kırım Savaşı ve 1856 Paris Barış Konferansı'nın ardından bölge muhtariyetini kazandı ve Avrupa devletlerinin garantisi altına girdi. Bu süreçte Avrupa devletlerinin her biri bölge ile ilgili olarak farklı tutumlar takındılar.

      Bu çerçevede 5 Ocak 1859'da Buğdan Meclisi, 24 Ocak 1859'da da Eflak Meclisi oybirliği ile Albay Alexandre Ion Cuza'yı tahta Prens olarak seçti. Böylece birleşme fiili olarak gerçekleşmiş oldu. Osmanlı Devleti ilk başlarda birleşmeye itiraz ettiyse de sonuçta, 2 Aralık 1861 tarihinde Eflak ve Buğdan'ın merkezi bir yönetime sahip olmasını kabul etti. Böylece Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla birlikte, Eflak ve Buğdan'da fiilen Romanya Prensliği ortaya çıkmış oldu.

      Sonuç olarak, 1878 Berlin Antlaşması ile birlikte Romanya tam bağımsızlığını kazandı ve 1881 yılında bir krallık haline geldi.

      Yukarıda da özetle anlatıldığı gibi Romanya'nın Türkiye ile derin tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkileri bulunmaktadır. Her iki ülke de Batı modernizasyonu serüvenine dâhil olmuş ve bu noktada Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti gibi benzer süreçleri yaşamıştır.

      20. yüzyıl başlarından günümüze iki ülke arasında kültürel, ekonomik ve siyasi münasebetler iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde gelişmektedir. Hedefimiz bu husustaki akademik çalışmaların arttırılmasıdır.

      Bu çerçevede sempozyum iki ülke arasındaki ortak tarihi, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel münasebetler hakkında çalışma yapan araştırmacılara bu araştırmalarını sunabilecekleri ve uluslararası düzeyde duyurup tanıtabilecekleri bir ortam sağlayacaktır.

      Stok Kodu
      :
      9789751636072
      Boyut
      :
      16x24
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2019
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      1. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat