Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
Selçuklu - Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaf Selçuklu - Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaf

#smrgKİTABEVİSelçuklu - Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaferi ( Beyşehir - Bağırsak Boğazı ) 17 Eylül 1176

Liste Fiyatı : 45,00
İndirimli Fiyat : 33,75
Kazancınız : 11,25
%25
Temin süresi 4 gündür.
9786059964425
181061
Selçuklu - Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaferi ( Beyşehir - Bağırsak Boğazı ) 17 Eylül 1176
Selçuklu - Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaferi ( Beyşehir - Bağırsak Boğazı ) 17 Eylül 1176 #smrgKİTABEVİ
Çamlıca Basım Yayın
33.75
Çamlıca Yayın tarafından basılan, Ortaçağ'ın meçhul kalmış hususlarından biri olan Myriokephalon Savaşı'nın yeri meselesini ele alan kitap, “Selçuklu-Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaferi (Beyşehir-Bağırsak Boğazı) 17 Eylül 1176” adını taşıyor. Selçuklu Türklerinin Anadolu'daki önemli varlık mücadelelerinden biri olan bu savaş hakkındaki eser, Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adnan Eskikurt ve Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Ceylan tarafından, tarih ve coğrafyanın sunduğu imkânlardan yararlanılarak hazırlandı.

Anadolu Türk tarihinde Myriokephalon Savaşı'nın yerinin önemine vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Adnan Eskikurt, kitapla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye Selçukluları'nın 17 Eylül 1176 tarihinde zaferle ayrıldığı Myriokephalon Savaşı'nın Türk tarihindeki yeri büyük, bir o kadar da önemlidir. Zira Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'ya yeniden hâkim olmak arzusu bu zaferle son bulmuş, yarımadanın bir Türk yurdu haline geldiği kati bir hakikat haline gelmiştir. Nitekim aynı yüzyılın son çeyreğinde Anadolu'nun büyük kısmı Türkiye Selçukluları idaresinde birleşmiştir.

Böylesine önemli bir hadisenin cereyan ettiği mevkiinin tespiti, yüzyıllardır çözüme kavuşmamış bir meseledir. Muhtelif yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından farklı mevkiler üzerinde durmuşsa da savaşın yeri hususunda kesin görüş birliğine varamamışlardır. Bu hususla ilgili olarak 1998 yılında Denizli'den Eğirdir'in doğusuna kadar olan sahada çalışmalar yapma fırsatı bulunmuşsa da Bizanslı Kinnamos ve Süryanî Mihael'in eserleri ile Haçlı seferlerini anlatan bir kısım kroniklere ulaşılamadığından yapılan değerlendirmeler yetersiz kalmıştır. Kısaca o dönemde sadece mevcut kaynaklar ışığında değerlendirmeler yapılabilmiştir. Bahsetmiş olduğumuz kroniklere ulaşmamız ve buradaki bilgilerin rehberliğinde Mayıs 2014 tarihi itibariyle Beyşehir-Konya arasındaki sahada (Bağırsak, Derbent ve Kef boğazları ile yakın çevrelerinde) yeni arazi çalışmaları yapmak suretiyle savaşın yerinin farklı bir yörede aranması gerektiği kanaatine vardık.

Savaşa adını veren Myriokephalon kalesinin Ortaçağ Selçuklu dünyasında Meldinis (Melitene) adıyla tanındığı ve Osmanlı döneminde Akşehir'e tabi Hisar-ı Meldos şeklinde Türkçeleşmiş olduğuna (Osmanlı tahrir defterlerindeki yazılışın farklı okunabileceği dikkate alındığında) dair yaptığımız tespit, çalışmamızın can alıcı noktasını teşkil etti. Böylece meselenin aydınlatılması yolunda coğrafî tespitlerimizle de örtüşen bu bilgiyi, farklı bir görüş olarak çalışmamızda ele alarak bilim dünyasına sunuyoruz.”

Türkiye Selçukluları adına 17 Eylül 1176 yılında zaferle sonuçlanan Myriokephalon Savaşı'nın Türk tarihinde büyük bir yeri ve önemi vardır. Zira Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'ya yeniden hâkim olma arzusu bu zaferle son bulmuş, yarımadanın artık bir Türk yurdu haline geldiği kati bir hakikat haline gelmiştir. Nitekim aynı asrın son çeyreğinde Anadolu'nun büyük kısmı Türkiye Selçukluları idaresinde birleşmiştir.

Böylesine önemli bir hadisenin cereyan ettiği mevkinin tespiti ise yüzyıllardır çözüme kavuşmamış bir meseledir. Muhtelif yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından farklı mevkiler üzerinde durulmuşsa da savaşın kesin mevkisi üzerinde görüş birliğine varılamamıştır.

Bu hususla alâkalı olarak 1998'de Denizli'den Eğirdir'in doğusuna kadar olan sahada çalışmalar yapılmış, ancak Bizanslı Kinnamos ve Süryanî Mihael'in eserleri ile Haçlı seferlerini anlatan bir kısım kroniklere ulaşılamadığından bazı önemli verilerden mahrum kalınmıştı. Dolayısıyla eldeki imkânlar nispetinde bir değerlendirmede bulunulmuştu. Son yıllarda anılan kroniklere ulaşılması ve bunların rehberliği sayesinde Beyşehir-Konya arasında uzanan sahada yeni arazi çalışmaları yapmak suretiyle meselenin aydınlatılması ve aynı zamanda savaş yerinin farklı bir yörede aranması söz konusu oldu. Bu hususlardaki tespitler elinizdeki bu çalışmada detaylı bir biçimde müzakere edilmiştir.,

  • Açıklama
    • Çamlıca Yayın tarafından basılan, Ortaçağ'ın meçhul kalmış hususlarından biri olan Myriokephalon Savaşı'nın yeri meselesini ele alan kitap, “Selçuklu-Bizans Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktası Myriokephalon Zaferi (Beyşehir-Bağırsak Boğazı) 17 Eylül 1176” adını taşıyor. Selçuklu Türklerinin Anadolu'daki önemli varlık mücadelelerinden biri olan bu savaş hakkındaki eser, Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adnan Eskikurt ve Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Ceylan tarafından, tarih ve coğrafyanın sunduğu imkânlardan yararlanılarak hazırlandı.

      Anadolu Türk tarihinde Myriokephalon Savaşı'nın yerinin önemine vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Adnan Eskikurt, kitapla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

      “Türkiye Selçukluları'nın 17 Eylül 1176 tarihinde zaferle ayrıldığı Myriokephalon Savaşı'nın Türk tarihindeki yeri büyük, bir o kadar da önemlidir. Zira Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'ya yeniden hâkim olmak arzusu bu zaferle son bulmuş, yarımadanın bir Türk yurdu haline geldiği kati bir hakikat haline gelmiştir. Nitekim aynı yüzyılın son çeyreğinde Anadolu'nun büyük kısmı Türkiye Selçukluları idaresinde birleşmiştir.

      Böylesine önemli bir hadisenin cereyan ettiği mevkiinin tespiti, yüzyıllardır çözüme kavuşmamış bir meseledir. Muhtelif yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından farklı mevkiler üzerinde durmuşsa da savaşın yeri hususunda kesin görüş birliğine varamamışlardır. Bu hususla ilgili olarak 1998 yılında Denizli'den Eğirdir'in doğusuna kadar olan sahada çalışmalar yapma fırsatı bulunmuşsa da Bizanslı Kinnamos ve Süryanî Mihael'in eserleri ile Haçlı seferlerini anlatan bir kısım kroniklere ulaşılamadığından yapılan değerlendirmeler yetersiz kalmıştır. Kısaca o dönemde sadece mevcut kaynaklar ışığında değerlendirmeler yapılabilmiştir. Bahsetmiş olduğumuz kroniklere ulaşmamız ve buradaki bilgilerin rehberliğinde Mayıs 2014 tarihi itibariyle Beyşehir-Konya arasındaki sahada (Bağırsak, Derbent ve Kef boğazları ile yakın çevrelerinde) yeni arazi çalışmaları yapmak suretiyle savaşın yerinin farklı bir yörede aranması gerektiği kanaatine vardık.

      Savaşa adını veren Myriokephalon kalesinin Ortaçağ Selçuklu dünyasında Meldinis (Melitene) adıyla tanındığı ve Osmanlı döneminde Akşehir'e tabi Hisar-ı Meldos şeklinde Türkçeleşmiş olduğuna (Osmanlı tahrir defterlerindeki yazılışın farklı okunabileceği dikkate alındığında) dair yaptığımız tespit, çalışmamızın can alıcı noktasını teşkil etti. Böylece meselenin aydınlatılması yolunda coğrafî tespitlerimizle de örtüşen bu bilgiyi, farklı bir görüş olarak çalışmamızda ele alarak bilim dünyasına sunuyoruz.”

      Türkiye Selçukluları adına 17 Eylül 1176 yılında zaferle sonuçlanan Myriokephalon Savaşı'nın Türk tarihinde büyük bir yeri ve önemi vardır. Zira Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'ya yeniden hâkim olma arzusu bu zaferle son bulmuş, yarımadanın artık bir Türk yurdu haline geldiği kati bir hakikat haline gelmiştir. Nitekim aynı asrın son çeyreğinde Anadolu'nun büyük kısmı Türkiye Selçukluları idaresinde birleşmiştir.

      Böylesine önemli bir hadisenin cereyan ettiği mevkinin tespiti ise yüzyıllardır çözüme kavuşmamış bir meseledir. Muhtelif yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından farklı mevkiler üzerinde durulmuşsa da savaşın kesin mevkisi üzerinde görüş birliğine varılamamıştır.

      Bu hususla alâkalı olarak 1998'de Denizli'den Eğirdir'in doğusuna kadar olan sahada çalışmalar yapılmış, ancak Bizanslı Kinnamos ve Süryanî Mihael'in eserleri ile Haçlı seferlerini anlatan bir kısım kroniklere ulaşılamadığından bazı önemli verilerden mahrum kalınmıştı. Dolayısıyla eldeki imkânlar nispetinde bir değerlendirmede bulunulmuştu. Son yıllarda anılan kroniklere ulaşılması ve bunların rehberliği sayesinde Beyşehir-Konya arasında uzanan sahada yeni arazi çalışmaları yapmak suretiyle meselenin aydınlatılması ve aynı zamanda savaş yerinin farklı bir yörede aranması söz konusu oldu. Bu hususlardaki tespitler elinizdeki bu çalışmada detaylı bir biçimde müzakere edilmiştir.,

      Stok Kodu
      :
      9786059964425
      Boyut
      :
      23x22
      Sayfa Sayısı
      :
      112 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2015
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat