Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
Yeni
Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları

#smrgKİTABEVİRusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları 1840 - 1917

Liste Fiyatı : 40,00
İndirimli Fiyat : 30,00
Kazancınız : 10,00
%25
Temin süresi 4 gündür.
Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları 1840 - 1917
Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları 1840 - 1917 #smrgKİTABEVİ
Hiperlink Yayınları
30.00
Tek gerekli olan şeyi istedik. Tıpkı bizim sınırlarımız içindeki Müslümanlara ve camilerine verdiğimiz gibi Ortodoks Kiliselerinin ve çalışanlarının dokunulmazlığının kabul edilmesini istedik. Her yıl binlerce dindar Rus'un akın ettiği Kudüs'ün kutsal mekânlarının alıp satılan bir yermiş gibi elden ele geçmemesini istedik. Ortodoks inancının Müslümanların gözünde ayıplanmamasını istedik. Gerektiğinde acı çeken dindaşlarımızla ilgili müdahalede bulunma hakkı istedik. Bu taleplerimiz aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin de huzuru ve yararı içindi.” - Başpiskopos Innokentii

“Ruslar, ilk olarak Ortodoks, ikinci olarak Rus, üçüncü olarak insan olduklarını idrak etmelidirler.” - Aleksandr Dugin 198497, Hiperlink Yayınları, Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları 1840 - 1917 , Arzu Çetinkaya, , , 9786052810668, 6052810668, Tarih, Siyasi Tarih, Rus Dış Politikası, Uluslararası İlişkiler, Misyonerlik, Osmanlı Dönemi, , , 8 1 16x24 300 s. İstanbul 2018 1 Karton 1. Hamur Türkçe 4 0 198498 9786059474238 #smrgKİTABEVİ Türk Romanında İşgal İzmir'i 99 35,00 10 TL 1 y Edebiyat Mustafa Aydemir Fenomen Yayıncılık https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198498.jpg Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan Milli Mücadele Dönemi, değişik vesilelerle edebiyatımızda kendisine yer bulmuşsa da bu dönem içerisinde önemli bir yer tutan İzmir'in işgali, gerektiği gibi işlenememiştir. Şanlı Türk tarihinin talanı olan İzmir'in işgali, milletimiz için kara günlerin habercisidir. Yaklaşık olarak üç yıl, üç ay ve yirmi dört gün süren bu işgal süreci, Türk milleti için varlık yokluk mücadelesi olmuştur. Kabul edilmesi çok güç olan Mondros Mütarekesi'nin faturasını Türk toplumuna ödettirme gayreti, vatansever her Türk için işkencelerin en büyüğü olarak görülmüştür. Bu dönemde başlayan direniş hareketleri ve akabinde kendiliğinden oluşan Kurtuluş Savaşı, Türk insanı için o karanlık günlerde bir umut ışığı olmuştur. Ordunun dağıtıldığı, silahlarına el konulduğu, yöneticilerin satın alındığı ve vatanperver Türk evlatlarının takibe uğradığı bu dönemde, aydınların edebi eserlere sığınması ve bu acı günleri eserlerine konu edinmesi kaçınılmazdır. Türk tarihinin bu karanlık günlerinde aydın Türk edebiyatçısı, kalemi ve yazdıklarıyla bir ümit ışığı ve bir uyanış vesilesi olmuştur.

Mondros Mütarekesi'nin ağır şartlarına istinaden gerçekleştirilen İzmir'in işgaliyle Türk yurdu, Yunan'a teslim edilmek istenmiş, Türk'ün Anadolu'daki kapısı aralanarak bin yıllık ecdat yadigârını talan etmenin plânları yapılmıştır. Ancak böylesine bir dayatmanın ve işgalin vatansever Türk evladının kabul edemeyeceği, hesaba katılamamıştır. Bu dayatmalara karşı, vatansever insanlar, Anadolu'nun yolunu tutmuş, orada yakılan Milli Mücadele ateşini körüklemeyi seçmiştir. Mustafa Kemal'in İzmir'in işgalinden hemen sonra Samsun'a geçişi, bu mücadelenin hem gerekliliğini hem de haklılığını ortaya koymuştur. Türk'ün bu haklı mücadelesi, birçok yazarın romanında türün imkânları ölçüsünde kendisine önemli bir yer bulmuştur. Bununla amaç, yapılan katliamların ve tecavüzlerin yanı sıra, fedakâr vatan evlatlarının gösterdiği kahramanlıkları unutturmamaktır. Zira hayatın sıcaklığını ve gerçekliğini ancak romanla yakalamak mümkün olacaktır. Çalışmamızda amaç, Türk'ün bu karanlık döneminde yaşananları, ihanetleri, karşı direnişleri, varlık yokluk mücadelesini, dönem romanlarının sayfaları arasında yakalamaktır.

Çalışmamız bir giriş ile üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde öncelikle Milli Mücadele Dönemi Türk romanının genel çerçevesi çizilmiştir. Öncesinde tarih-roman ilişkisi, tarihî romanın Batı ve Türk edebiyatındaki gelişim serüveni ve işgal yıllarını konu edinen Türk romanlarına kısaca değinilmiştir. İzmir'in resmi işgaline değinildikten sonra, bu konuyu işleyen romanların içeriği hakkında bilgiler verilmiştir.

Birinci bölüm, işgal öncesi ve sonrası gelişmelerin romana yansıyan yönlerini kapsamaktadır. İşgalden önce İzmir'e hâkim olan puslu ve karanlık havanın etkileri, yerli Rumların taşkınlığına, Türklerin sabır ve metanetine dikkat çekilmiştir. İzmir'in işgaliyle birlikte Yunan askerinin taşkınlık ve saldırılarının yanı sıra yerli Rumların yaptığı soygunlar ve yağmalar da bu bölümün konusunu oluşturur. Ancak işgal askerinin ve yerli Rumların yaptıklarından çok, işbirlikçilerin ve taraftarların yaptığı ihanet, roman kahramanlarını derinden yaraladıkları görülmektedir. Yapılanlara tahammül edemeyen vatansever kişilerin direnişi ve Anadolu'ya geçişi romanlarda geniş yer bulurken İzmir'in kurtuluşunun detaylıca yer almadığı görülmektedir. Bunda yaşanan kayıpların ve acıların etkisinin ve çıkarılan İzmir Yangını'nın etkili olduğunu unutmamak gerekir.

İkinci bölüm, karşı faaliyetlerin işlendiği ve Türk'ün şahlanışının belgesidir. İşgalin hemen öncesinde İzmirli vatanseverlerin düzenlediği Maşatlık Mitingi, İstanbul'da İzmir işgaline karşı düzenlenen Fatih, Kadıköy ve Sultanahmet Mitingleri, bölümün önemli başlıklarını teşkil etmektedir. Kurtuluşun ancak örgütlü çalışmalarla gerçekleşebileceğine inanan kişilerin oluşturduğu cemiyetler de bölümde detaylıca işlenmiştir. İzmir'de barınamayacaklarını ve direniş gösteremeyeceklerini anlayan roman kişilerinin meşakkatli ve zorlu bir yolculuğu göze alarak geçekleştirdikleri Anadolu'ya kaçışlar da bu bölümde ele alınmıştır.

Üçüncü bölüm, yabancı ve yerli roman kahramanlarına ayrılmıştır. İşgalle birlikte İzmir'e gelen ve şehrin hayatında önemli yer tutan Yunan, İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra yeli roman kahramanları da tanıtılmıştır. Ancak bu yerli roman kişileri, işgale karşı takındıkları tavırlara göre, düşmanla işbirliği yapanlar ve düşmana karşı duranlar olarak sınıflandırılmıştır.

Sonuç kısmı, çalışmanın genel bir değerlendirilmesidir. İşgalin sebep olduğu direnişin nasıl bir destana dönüştüğünün değerlendirildiği bölümde Türk'ün haklı ve gururlu mücadelesi dikkatlere sunulmuştur. Kaynakça kısmında ise eserler, incelenen romanlar ve faydalanılan diğer kaynaklar olmak üzere iki başlıkla gösterilmiştir.

Bu çalışmada, otuz sekiz roman üzerinde durulmuştur. Romanların sadece İzmir'in işgalini anlatmamış olması, çalışmayı zorlu kılan sebeplerdendir. Genellikle romanlar tarihi bilgiler ışında oluşturulan belgesel roman niteliğindedir. Hemen hepsinin kurgusu benzerdir. İzmir işgal edilir, Hasan Tahsin gibi vatansever kişiler bireysel olarak karşı çıkar, Yunan askeri katliamlar ve tecavüzler gerçekleştirir, yapılanlara tanık olmak istemeyen roman kişileri ya önce İstanbul'a, oradan da Anadolu'ya ya da doğrudan Anadolu'ya geçer. Bu meşakkatli ve tehlikeli yolculuktan sonra Anadolu'da direnişe katılırlar. En yakın arkadaşları şehit düşer ve sonunda İzmir kurtulur. Böylece bütün vatanın kurtuluşu sağlanmış olur. 198498, Fenomen Yayıncılık, Türk Romanında İşgal İzmir'i , Mustafa Aydemir, Nusret Yılmaz, , 9786059474238, 6059474238, Edebiyat, Yeni Türk Edebiyatı, Cumhuriyet Dönemi, , , , , , 8 1 16x24 305 s. Erzurum 2018 1 Salih Özyurt Karton 3. Hamur Türkçe 4 0 198499 9786052414934 #smrgKİTABEVİ Harf İnkılabı'nın İlk Yılında Bir Teftiş Raporu 99 27,00 25 TL 1 y Tarih İlköğretim Müfettişi Remzi Bey Pegem Akademi Yayıncılık https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198499.jpg Yazı, insanlığın büyülü dünyasını oluşturan, bilginin saklanmasını, geleceğe aktarılmasını sağlayan yaratıcı bir eylem alanıdır. Okuma yazmanın öğrenilmesi yılları aldığı için Sümer kralları okuma yazma bilmezdi. O nedenle okuma yazma bilenler büyülü ve erişilmez adamlardı. Onlar bilgileriyle, dün, bugün ve yarın bağlantısıyla geleceğe yön verirlerdi.

Büyük uygarlıkların yazısı resim, hece yazıdan sesçil yazıya evrildi ve alfabetik yazı doğdu. Hafızlık, bellek giderken, yazı bugünün kütüphaneleri, anıt yazıları, elektronik kitaplar ve dosyalarla insanlığın yeni belleği oldu. İnsan bu büyük bellekle geleceğini yaratma sürecine girdi. Kitabın birinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk çocuk edebiyatı arasında sayılabilecek üç kitaptan alıntılar yapıldı. Ahmet Hilmi Güçlü'nün yetmiş altı yaşındaki kitabı resimleri, şiirsel, müzikal akıcılığıyla uykularımızı kaçırabilir. Kitabın ikinci bölümünde, yazının, alfabelerin Lascoux Mağara resimlerinden günümüz sesçil yazıya ulaşım süreci ele alındı. Bu bağlamda Türklerin kullandığı Göktürk, Uygur, Arap ve Latin yazılarının doğuşları, kullanıma başlama nedenleri bağlantılarıyla incelendi. Kitabın üçüncü bölümünde, Maarif Nazırı Münif Paşanın (1862), Ahundzade Mirza Fetali'nin düşünceleri, II. Abdülhamit'in konuya yaklaşımı,1 Kasım 1928'de bin yıllık Arap alfabesinden Fenike (Latin) kökenli Yeni Türk alfabesinin uygulanmasına yer verildi. 198499, Pegem Akademi Yayıncılık, Harf İnkılabı'nın İlk Yılında Bir Teftiş Raporu , İlköğretim Müfettişi Remzi Bey, Mustafa Kılınç, Metin Orbay, , 9786052414934, 6052414934, Tarih, Türk Eğitim Tarihi, Cumhuriyet Dönemi, Sosyal Tarih, , , , , 8 1 16x23 208 s Ankara 2018 1 Karton 3. Hamur Türkçe 4 0 198500 9786051820996 #smrgKİTABEVİ Suriye ve Irak 99 16,00 25 TL 1 y Tarih Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kaynak Yayınları https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198500.jpg Atatürk'ün Suriye ve Irak'la ilgili yazı ve konuşmaları en kapsamlı haliyle bu kitapta derlendi.
Kitapta Musul meselesinin tarihsel gelişimini de izleyebiliyoruz.
Bu konuşma ve yazılarda Atatürk'ün Ortadoğu'ya büyük önem verdiği, Suriye ve Irak'la konfederasyon şeklinde bir birlik düşündüğü görülmektedir.
Daha 1917 yılında, o sırada Osmanlı yönetiminde bulunan Suriye için bağımsızlık öneren Atatürk'e Talat Paşa Bunu her yerde söyleme, seni asarlar" diyecekti.
Suriye'yi "adam etmek"ten bahseden Fransızlar için"Onlar önce kendileri adam olsunlar" diyen Atatürk emperyalizme karşı mazlum milletlerin bağımsızlığını savunmakta, Suriye, Irak ve İran'ın bağımsızlığını Türkiye'nin bağımsızlığının güvencesi saymaktaydı.

  • Açıklama
    • Tek gerekli olan şeyi istedik. Tıpkı bizim sınırlarımız içindeki Müslümanlara ve camilerine verdiğimiz gibi Ortodoks Kiliselerinin ve çalışanlarının dokunulmazlığının kabul edilmesini istedik. Her yıl binlerce dindar Rus'un akın ettiği Kudüs'ün kutsal mekânlarının alıp satılan bir yermiş gibi elden ele geçmemesini istedik. Ortodoks inancının Müslümanların gözünde ayıplanmamasını istedik. Gerektiğinde acı çeken dindaşlarımızla ilgili müdahalede bulunma hakkı istedik. Bu taleplerimiz aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin de huzuru ve yararı içindi.” - Başpiskopos Innokentii

      “Ruslar, ilk olarak Ortodoks, ikinci olarak Rus, üçüncü olarak insan olduklarını idrak etmelidirler.” - Aleksandr Dugin 198497, Hiperlink Yayınları, Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikalarında Misyoner Kurumları 1840 - 1917 , Arzu Çetinkaya, , , 9786052810668, 6052810668, Tarih, Siyasi Tarih, Rus Dış Politikası, Uluslararası İlişkiler, Misyonerlik, Osmanlı Dönemi, , , 8 1 16x24 300 s. İstanbul 2018 1 Karton 1. Hamur Türkçe 4 0 198498 9786059474238 #smrgKİTABEVİ Türk Romanında İşgal İzmir'i 99 35,00 10 TL 1 y Edebiyat Mustafa Aydemir Fenomen Yayıncılık https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198498.jpg Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan Milli Mücadele Dönemi, değişik vesilelerle edebiyatımızda kendisine yer bulmuşsa da bu dönem içerisinde önemli bir yer tutan İzmir'in işgali, gerektiği gibi işlenememiştir. Şanlı Türk tarihinin talanı olan İzmir'in işgali, milletimiz için kara günlerin habercisidir. Yaklaşık olarak üç yıl, üç ay ve yirmi dört gün süren bu işgal süreci, Türk milleti için varlık yokluk mücadelesi olmuştur. Kabul edilmesi çok güç olan Mondros Mütarekesi'nin faturasını Türk toplumuna ödettirme gayreti, vatansever her Türk için işkencelerin en büyüğü olarak görülmüştür. Bu dönemde başlayan direniş hareketleri ve akabinde kendiliğinden oluşan Kurtuluş Savaşı, Türk insanı için o karanlık günlerde bir umut ışığı olmuştur. Ordunun dağıtıldığı, silahlarına el konulduğu, yöneticilerin satın alındığı ve vatanperver Türk evlatlarının takibe uğradığı bu dönemde, aydınların edebi eserlere sığınması ve bu acı günleri eserlerine konu edinmesi kaçınılmazdır. Türk tarihinin bu karanlık günlerinde aydın Türk edebiyatçısı, kalemi ve yazdıklarıyla bir ümit ışığı ve bir uyanış vesilesi olmuştur.

      Mondros Mütarekesi'nin ağır şartlarına istinaden gerçekleştirilen İzmir'in işgaliyle Türk yurdu, Yunan'a teslim edilmek istenmiş, Türk'ün Anadolu'daki kapısı aralanarak bin yıllık ecdat yadigârını talan etmenin plânları yapılmıştır. Ancak böylesine bir dayatmanın ve işgalin vatansever Türk evladının kabul edemeyeceği, hesaba katılamamıştır. Bu dayatmalara karşı, vatansever insanlar, Anadolu'nun yolunu tutmuş, orada yakılan Milli Mücadele ateşini körüklemeyi seçmiştir. Mustafa Kemal'in İzmir'in işgalinden hemen sonra Samsun'a geçişi, bu mücadelenin hem gerekliliğini hem de haklılığını ortaya koymuştur. Türk'ün bu haklı mücadelesi, birçok yazarın romanında türün imkânları ölçüsünde kendisine önemli bir yer bulmuştur. Bununla amaç, yapılan katliamların ve tecavüzlerin yanı sıra, fedakâr vatan evlatlarının gösterdiği kahramanlıkları unutturmamaktır. Zira hayatın sıcaklığını ve gerçekliğini ancak romanla yakalamak mümkün olacaktır. Çalışmamızda amaç, Türk'ün bu karanlık döneminde yaşananları, ihanetleri, karşı direnişleri, varlık yokluk mücadelesini, dönem romanlarının sayfaları arasında yakalamaktır.

      Çalışmamız bir giriş ile üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde öncelikle Milli Mücadele Dönemi Türk romanının genel çerçevesi çizilmiştir. Öncesinde tarih-roman ilişkisi, tarihî romanın Batı ve Türk edebiyatındaki gelişim serüveni ve işgal yıllarını konu edinen Türk romanlarına kısaca değinilmiştir. İzmir'in resmi işgaline değinildikten sonra, bu konuyu işleyen romanların içeriği hakkında bilgiler verilmiştir.

      Birinci bölüm, işgal öncesi ve sonrası gelişmelerin romana yansıyan yönlerini kapsamaktadır. İşgalden önce İzmir'e hâkim olan puslu ve karanlık havanın etkileri, yerli Rumların taşkınlığına, Türklerin sabır ve metanetine dikkat çekilmiştir. İzmir'in işgaliyle birlikte Yunan askerinin taşkınlık ve saldırılarının yanı sıra yerli Rumların yaptığı soygunlar ve yağmalar da bu bölümün konusunu oluşturur. Ancak işgal askerinin ve yerli Rumların yaptıklarından çok, işbirlikçilerin ve taraftarların yaptığı ihanet, roman kahramanlarını derinden yaraladıkları görülmektedir. Yapılanlara tahammül edemeyen vatansever kişilerin direnişi ve Anadolu'ya geçişi romanlarda geniş yer bulurken İzmir'in kurtuluşunun detaylıca yer almadığı görülmektedir. Bunda yaşanan kayıpların ve acıların etkisinin ve çıkarılan İzmir Yangını'nın etkili olduğunu unutmamak gerekir.

      İkinci bölüm, karşı faaliyetlerin işlendiği ve Türk'ün şahlanışının belgesidir. İşgalin hemen öncesinde İzmirli vatanseverlerin düzenlediği Maşatlık Mitingi, İstanbul'da İzmir işgaline karşı düzenlenen Fatih, Kadıköy ve Sultanahmet Mitingleri, bölümün önemli başlıklarını teşkil etmektedir. Kurtuluşun ancak örgütlü çalışmalarla gerçekleşebileceğine inanan kişilerin oluşturduğu cemiyetler de bölümde detaylıca işlenmiştir. İzmir'de barınamayacaklarını ve direniş gösteremeyeceklerini anlayan roman kişilerinin meşakkatli ve zorlu bir yolculuğu göze alarak geçekleştirdikleri Anadolu'ya kaçışlar da bu bölümde ele alınmıştır.

      Üçüncü bölüm, yabancı ve yerli roman kahramanlarına ayrılmıştır. İşgalle birlikte İzmir'e gelen ve şehrin hayatında önemli yer tutan Yunan, İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra yeli roman kahramanları da tanıtılmıştır. Ancak bu yerli roman kişileri, işgale karşı takındıkları tavırlara göre, düşmanla işbirliği yapanlar ve düşmana karşı duranlar olarak sınıflandırılmıştır.

      Sonuç kısmı, çalışmanın genel bir değerlendirilmesidir. İşgalin sebep olduğu direnişin nasıl bir destana dönüştüğünün değerlendirildiği bölümde Türk'ün haklı ve gururlu mücadelesi dikkatlere sunulmuştur. Kaynakça kısmında ise eserler, incelenen romanlar ve faydalanılan diğer kaynaklar olmak üzere iki başlıkla gösterilmiştir.

      Bu çalışmada, otuz sekiz roman üzerinde durulmuştur. Romanların sadece İzmir'in işgalini anlatmamış olması, çalışmayı zorlu kılan sebeplerdendir. Genellikle romanlar tarihi bilgiler ışında oluşturulan belgesel roman niteliğindedir. Hemen hepsinin kurgusu benzerdir. İzmir işgal edilir, Hasan Tahsin gibi vatansever kişiler bireysel olarak karşı çıkar, Yunan askeri katliamlar ve tecavüzler gerçekleştirir, yapılanlara tanık olmak istemeyen roman kişileri ya önce İstanbul'a, oradan da Anadolu'ya ya da doğrudan Anadolu'ya geçer. Bu meşakkatli ve tehlikeli yolculuktan sonra Anadolu'da direnişe katılırlar. En yakın arkadaşları şehit düşer ve sonunda İzmir kurtulur. Böylece bütün vatanın kurtuluşu sağlanmış olur. 198498, Fenomen Yayıncılık, Türk Romanında İşgal İzmir'i , Mustafa Aydemir, Nusret Yılmaz, , 9786059474238, 6059474238, Edebiyat, Yeni Türk Edebiyatı, Cumhuriyet Dönemi, , , , , , 8 1 16x24 305 s. Erzurum 2018 1 Salih Özyurt Karton 3. Hamur Türkçe 4 0 198499 9786052414934 #smrgKİTABEVİ Harf İnkılabı'nın İlk Yılında Bir Teftiş Raporu 99 27,00 25 TL 1 y Tarih İlköğretim Müfettişi Remzi Bey Pegem Akademi Yayıncılık https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198499.jpg Yazı, insanlığın büyülü dünyasını oluşturan, bilginin saklanmasını, geleceğe aktarılmasını sağlayan yaratıcı bir eylem alanıdır. Okuma yazmanın öğrenilmesi yılları aldığı için Sümer kralları okuma yazma bilmezdi. O nedenle okuma yazma bilenler büyülü ve erişilmez adamlardı. Onlar bilgileriyle, dün, bugün ve yarın bağlantısıyla geleceğe yön verirlerdi.

      Büyük uygarlıkların yazısı resim, hece yazıdan sesçil yazıya evrildi ve alfabetik yazı doğdu. Hafızlık, bellek giderken, yazı bugünün kütüphaneleri, anıt yazıları, elektronik kitaplar ve dosyalarla insanlığın yeni belleği oldu. İnsan bu büyük bellekle geleceğini yaratma sürecine girdi. Kitabın birinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk çocuk edebiyatı arasında sayılabilecek üç kitaptan alıntılar yapıldı. Ahmet Hilmi Güçlü'nün yetmiş altı yaşındaki kitabı resimleri, şiirsel, müzikal akıcılığıyla uykularımızı kaçırabilir. Kitabın ikinci bölümünde, yazının, alfabelerin Lascoux Mağara resimlerinden günümüz sesçil yazıya ulaşım süreci ele alındı. Bu bağlamda Türklerin kullandığı Göktürk, Uygur, Arap ve Latin yazılarının doğuşları, kullanıma başlama nedenleri bağlantılarıyla incelendi. Kitabın üçüncü bölümünde, Maarif Nazırı Münif Paşanın (1862), Ahundzade Mirza Fetali'nin düşünceleri, II. Abdülhamit'in konuya yaklaşımı,1 Kasım 1928'de bin yıllık Arap alfabesinden Fenike (Latin) kökenli Yeni Türk alfabesinin uygulanmasına yer verildi. 198499, Pegem Akademi Yayıncılık, Harf İnkılabı'nın İlk Yılında Bir Teftiş Raporu , İlköğretim Müfettişi Remzi Bey, Mustafa Kılınç, Metin Orbay, , 9786052414934, 6052414934, Tarih, Türk Eğitim Tarihi, Cumhuriyet Dönemi, Sosyal Tarih, , , , , 8 1 16x23 208 s Ankara 2018 1 Karton 3. Hamur Türkçe 4 0 198500 9786051820996 #smrgKİTABEVİ Suriye ve Irak 99 16,00 25 TL 1 y Tarih Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kaynak Yayınları https://www.simurg.com.tr/u/resimler/198500.jpg Atatürk'ün Suriye ve Irak'la ilgili yazı ve konuşmaları en kapsamlı haliyle bu kitapta derlendi.
      Kitapta Musul meselesinin tarihsel gelişimini de izleyebiliyoruz.
      Bu konuşma ve yazılarda Atatürk'ün Ortadoğu'ya büyük önem verdiği, Suriye ve Irak'la konfederasyon şeklinde bir birlik düşündüğü görülmektedir.
      Daha 1917 yılında, o sırada Osmanlı yönetiminde bulunan Suriye için bağımsızlık öneren Atatürk'e Talat Paşa Bunu her yerde söyleme, seni asarlar" diyecekti.
      Suriye'yi "adam etmek"ten bahseden Fransızlar için"Onlar önce kendileri adam olsunlar" diyen Atatürk emperyalizme karşı mazlum milletlerin bağımsızlığını savunmakta, Suriye, Irak ve İran'ın bağımsızlığını Türkiye'nin bağımsızlığının güvencesi saymaktaydı.

      Stok Kodu
      :
      9786052810668
      Boyut
      :
      17x24
      Sayfa Sayısı
      :
      152 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Resimleyen
      :
      Serdar Beyaz
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat