Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%30
Odlu Yurt 2 Cilt TAKIM Odlu Yurt 2 Cilt TAKIM Odlu Yurt 2 Cilt TAKIM

#smrgKİTABEVİOdlu Yurt 2 Cilt TAKIM

Liste Fiyatı : 400,00
İndirimli Fiyat : 280,00
Kazancınız : 120,00
%30
Temin süresi 4 gündür.
KARGO BEDAVA
Odlu Yurt 2 Cilt TAKIM
Odlu Yurt 2 Cilt TAKIM #smrgKİTABEVİ
Kitabevi Yayınları
280.00
16.yüzyıldan başlayarak Rusya esaretine girmeye başlayan Türk Dünyası 1905 yılında Rus çarlığını ilan etmek zorunda kaldığı meşrutiyeti ve meşrutiyetin getirdiği hürriyet ortamını iyi kullandı.1905'i takip eden yıllarda Füyuzat Hayat vb. çok sayıda yayın organına kavuşarak gazetecilik tecrübesi kazanan, imkanlar ölçüsünde siyasi hayata karışan ve kendilerine ait eğitim kurumlarını tesis gayretine girişen Rusya Türkleri, Rus devrimini takip eden ilk yıllarda da faildiler.

1922'den başlayarak Rusya esaretine tekrar düşen Türk halklarının bu seçkin temsilcilerinde canlarını kurtarabilenler başta Türkiye olmak üzere bazı Avrupa ülkelerine yerleştiler ve gittikleri ülkelerde yayınlar yaptılar. Odlu Yurt dergisi ise Mehmet Emin Resulzade'nin İstanbul'da çıkardığı dergidir.

1929-31 arasında, 31 sayı çıkan bu Azeri dergisinin sahibi ; A. Kazımzade, sorumlu müdürü ise Kemal'dir. Derginin başyazarı ise, birçok Azeri dergiyi çıkarıp, tümüyle sırtlayan Mehmet Emin Resulzade'dir. Derginin diğer yazarları arasında; Mirza-Bala, A. Caferoğlu, M. B. Mehmetzade, Cafer Seyit Ahmet Kırımer, Abdullah Cevdet, Cafer Sadık, Mustafa Çolakoğlu, A. Bat, Azeri M. Ağaoğlu, M. Çelebioğlu, M. Ş. Efendizade, Alptekin, Gültekin, Daş-Demir, Demircioğlu, A. Arazlı, Y. Ali, H. Nuri, A. Oran, Yey Elif, Eşref, Naki, Necati ve Mustafa bulunmaktadır.

1 mart 1929'da çıkan ilk sayısının başyazısı "Çehremiz", Resulzade'nin imzasını taşımaktadır.Bu yazıda, Odlu Yurt sözcüğünün, Azerbaycan'ın karşılığı olduğu ve derginin, Milli Azerbaycan düşüncesini devam ettireceği vurgulanır.Yazara göre, "Odlu Yurt"; kendisinden önce yayınlanan, "Yeni Kafkasya" ve "Azeri Türk" dergilerinin gittiği ideal yolu izleyecektir. Kızıl istilanın söndürmek istediği bu ülkü, bu kutsal od (ateş), Azerbaycan topraklarında saklı bulunan od'dur. Od yurdu, gençlerinin üzüntüyle çarpan kalplerini; sıcağıyla ısıtıp, ışığıyla parlatan bu manevi ateş, söndürülemez bir ateştir.Bu ateş, her tarafa nur saçan bir yıldız şeklinde temsil edilir. Bu yıldız, hilalle birlikte; mavi, kırmızı ve yeşil renkler üzerine gelince, Milli Azerbaycan bayrağını oluşturur. İşte, bizim çehremiz budur!

"Odlu Yurt"un ilk sayısının bir diğer yazısı, "Troçki İstanbul'da" başlığını taşımaktadır. Yine Resul zade'nin imzasını taşıyan bu yazıda, daha önceleri Lenin'le beraber olan Troçki'nin, İstanbul'a sürgün gönderildiği anlatılır. Lenin'in ölümünden sonra, komünistler hiziplere ayrılarak bölünmüşler, Stalin bu işten zaferle çıkmıştır. Troçki ise direnmiş, bu yüzden sürülmüştür. Resul zade'ye göre, bu sürgün; Sovyet diktatörlüğü ile demokrasi arasındaki farkı görmek istemeyenlerin, kafasına dank eden bir olaydır.

"Odlu Yurt" un 3. sayısı, 27 nisan 1920'de, Azerbaycan'ın istila edilmesinden duyulan üzüntüyle yazılmış olan bir taziye yazısı ile başlar."Kızıl İstila" başlığını taşıyan bir diğer yazı ise, Cafer Seyit Ahmet Kırımer'indir ve ayni konuyu işler.4. sayıda, "Azerbaycan'ın Kara Günü" başlıklı yazıda; İstanbul'daki Azerilerin, 27 nisan günü dolayısıyla, "Odlu Yurt" dergisinin yönetimini ziyaret ettikleri ve Mehmet Emin Resulzade'nin de, bir söylev verdiği anlatılır."Berlin'de Azerbaycan Matemi" adlı yazıda ise, Berlin'de düzenlenen anma törenlerine, Almanya'daki Azerilerin dışında; İran Azerilerinin, Türklerin, Türkistanlıların, Kazanlıların, Gürcülerin ve İdil-Ural İstiklal Komitesi üyelerinin katıldıkları anlatılır.

Derginin 5. sayısında, "Kafkas Meselesi Amerikan Senatosunda" başlıklı yazıda, senatör Copeland tarafından senatoya sunulan bir öneride; Azerbaycan, Gürcistan ve Kuzey Kafkasya milli cumhuriyetlerinin, önce Rus hükümeti tarafından tanınıp, sonra işgal edildiği saptaması yapılıp, bu ülkelere büyükelçi atanması gerektiği anlatılır. 8. sayıda, "Kafkasya Birliği" başlıklı yazıda, Azerbaycan'ın da dahil olduğu Karadeniz ile Hazar denizi arasındaki tüm Kafkas uluslarının, bir birlik altında birleşmesi ve Kafkas konfederasyonunun kurulması gerektiği ele alınır. Sovyetler birliği, derin bir bunalım geçirmektedir. Bu yüzden, Kafkas ulusları, kendi aralarındaki anlaşmazlıkları bırakıp, düşmana karşı bir cephe oluşturmalıdır. Böylelikle, hem siyasi özgürlükler kazanılacak, hem de Türkiye ve İran hükümetleri bundan hoşnut olacaklardır.

11. sayıda, "Köylü İsyanı" başlıklı yazıda; Pravda Vastoka(Doğu Gerçeği) gazetesinin, 266. sayısında yer alan bir olay anlatılır. Kazakistan'da, Seyhun şehrinin Pskem kışlağında; Abdülkahhar ve Semedin adlı iki kişi, Sovyet işyerlerinde çalışan adamlarıyla toplantı yapar ve bunun sonucunda, vergi vermeme kararı alırlar. 12 kışlak da, bu isyana katılacaktır. Ayrıca, bunun için, İslam Bey'in çetesinden de yardım alınacaktır. 27 eylül'de, Abdülkahhar'ın evinin önünde bir miting yapılır. Mitingden sonra, halk, Köy Sovyetine saldırır ve kooperatifleri yağmalar. İsyana katılanların bir bölümü kaçar, bir bölümü de hapse atılır.

15. sayıda, "Azerbaycan'ın Kara Günü" başlıklı ve "Kırım'ın Sesi" alt başlıklı yazıda; Kırım Türklerinin temsilcisi Cafer Seyit Ahmet Kırımer'in, Azerbaycan'ın bu matemine katıldığı ve bir söylev verdiği anlatılır. Kırımer, bu söylevinde; Kırım'ın da ayni yolda mücadele ettiğini ve günün birinde, esir ülkeler üzerinde bağımsızlık güneşinin doğacağını söyler. 16. sayıda, Kırımer'in, "Azerbaycan'ın İstiklali" başlıklı ateşli bir yazısı yer almaktadır. 17. sayıda ise, "Azerbaycan'ın İstiklal Günü" başlığı ve "C. S. Ahmet Beyin Nutku" altbaşlığı altında; 28 mayıs 1930'da, İstanbul'da yapılan, Azerbaycan cumhuriyetinin 12. yıldönümü törenlerinde, Kırımer'in yaptığı bir söyleve yer verilir.

Derginin 30 - 31. sayısında, "Kırım'da Edebi Dil Meselesi" başlıklı yazıda; Kırım'da yayınlanan "Yeni Dünya" gazetesinin 149. sayısında, Kırım köy işleri müdürü İsmailov'un yazdığı bir makale söz konusu edilir. Bu makale, Stalin'in 16. Komünist Parti Kongresi'nde, ulusal diller sorununa verdiği yanıtlarla; komünist Rusların, Rusça'yı, Bolşevik devriminin dili diye yüceltmesine karşılık yazılmıştır. İsmailov şöyle der: "Biz, ulusal dilimize, ulusal uygarlığımıza sahip çıkmalıyız.

Sosyalist temelindeki hayatımızda, ulusal uygarlığımızı ileri götürmek görevimizdir. Bunun için, dil sorunu, en birinci rolü oynar. Edebi dilimiz ne olmalıdır? Tatar edebi dili, Türk edebiyatı etkisindedir. Geçmişte, Kırım okullarında okunan kitaplar, Türkiye'den gelirdi. Dolayısıyla, Kırım gençleri tarafından yazılan kitapların, Türk kitaplarından farkı yoktur. Türkçe, Arap ve Acem dillerinin etkisinde olduğundan; Kırım Tatarları için, büyük güçlük vermektedir. Bizim için, yeni bir Tatar yönelimi, Tatar terimleri ve Tatarlığı oluşturma zamanı gelmedi mi?" - Bülent Kutlu

  • Açıklama
    • 16.yüzyıldan başlayarak Rusya esaretine girmeye başlayan Türk Dünyası 1905 yılında Rus çarlığını ilan etmek zorunda kaldığı meşrutiyeti ve meşrutiyetin getirdiği hürriyet ortamını iyi kullandı.1905'i takip eden yıllarda Füyuzat Hayat vb. çok sayıda yayın organına kavuşarak gazetecilik tecrübesi kazanan, imkanlar ölçüsünde siyasi hayata karışan ve kendilerine ait eğitim kurumlarını tesis gayretine girişen Rusya Türkleri, Rus devrimini takip eden ilk yıllarda da faildiler.

      1922'den başlayarak Rusya esaretine tekrar düşen Türk halklarının bu seçkin temsilcilerinde canlarını kurtarabilenler başta Türkiye olmak üzere bazı Avrupa ülkelerine yerleştiler ve gittikleri ülkelerde yayınlar yaptılar. Odlu Yurt dergisi ise Mehmet Emin Resulzade'nin İstanbul'da çıkardığı dergidir.

      1929-31 arasında, 31 sayı çıkan bu Azeri dergisinin sahibi ; A. Kazımzade, sorumlu müdürü ise Kemal'dir. Derginin başyazarı ise, birçok Azeri dergiyi çıkarıp, tümüyle sırtlayan Mehmet Emin Resulzade'dir. Derginin diğer yazarları arasında; Mirza-Bala, A. Caferoğlu, M. B. Mehmetzade, Cafer Seyit Ahmet Kırımer, Abdullah Cevdet, Cafer Sadık, Mustafa Çolakoğlu, A. Bat, Azeri M. Ağaoğlu, M. Çelebioğlu, M. Ş. Efendizade, Alptekin, Gültekin, Daş-Demir, Demircioğlu, A. Arazlı, Y. Ali, H. Nuri, A. Oran, Yey Elif, Eşref, Naki, Necati ve Mustafa bulunmaktadır.

      1 mart 1929'da çıkan ilk sayısının başyazısı "Çehremiz", Resulzade'nin imzasını taşımaktadır.Bu yazıda, Odlu Yurt sözcüğünün, Azerbaycan'ın karşılığı olduğu ve derginin, Milli Azerbaycan düşüncesini devam ettireceği vurgulanır.Yazara göre, "Odlu Yurt"; kendisinden önce yayınlanan, "Yeni Kafkasya" ve "Azeri Türk" dergilerinin gittiği ideal yolu izleyecektir. Kızıl istilanın söndürmek istediği bu ülkü, bu kutsal od (ateş), Azerbaycan topraklarında saklı bulunan od'dur. Od yurdu, gençlerinin üzüntüyle çarpan kalplerini; sıcağıyla ısıtıp, ışığıyla parlatan bu manevi ateş, söndürülemez bir ateştir.Bu ateş, her tarafa nur saçan bir yıldız şeklinde temsil edilir. Bu yıldız, hilalle birlikte; mavi, kırmızı ve yeşil renkler üzerine gelince, Milli Azerbaycan bayrağını oluşturur. İşte, bizim çehremiz budur!

      "Odlu Yurt"un ilk sayısının bir diğer yazısı, "Troçki İstanbul'da" başlığını taşımaktadır. Yine Resul zade'nin imzasını taşıyan bu yazıda, daha önceleri Lenin'le beraber olan Troçki'nin, İstanbul'a sürgün gönderildiği anlatılır. Lenin'in ölümünden sonra, komünistler hiziplere ayrılarak bölünmüşler, Stalin bu işten zaferle çıkmıştır. Troçki ise direnmiş, bu yüzden sürülmüştür. Resul zade'ye göre, bu sürgün; Sovyet diktatörlüğü ile demokrasi arasındaki farkı görmek istemeyenlerin, kafasına dank eden bir olaydır.

      "Odlu Yurt" un 3. sayısı, 27 nisan 1920'de, Azerbaycan'ın istila edilmesinden duyulan üzüntüyle yazılmış olan bir taziye yazısı ile başlar."Kızıl İstila" başlığını taşıyan bir diğer yazı ise, Cafer Seyit Ahmet Kırımer'indir ve ayni konuyu işler.4. sayıda, "Azerbaycan'ın Kara Günü" başlıklı yazıda; İstanbul'daki Azerilerin, 27 nisan günü dolayısıyla, "Odlu Yurt" dergisinin yönetimini ziyaret ettikleri ve Mehmet Emin Resulzade'nin de, bir söylev verdiği anlatılır."Berlin'de Azerbaycan Matemi" adlı yazıda ise, Berlin'de düzenlenen anma törenlerine, Almanya'daki Azerilerin dışında; İran Azerilerinin, Türklerin, Türkistanlıların, Kazanlıların, Gürcülerin ve İdil-Ural İstiklal Komitesi üyelerinin katıldıkları anlatılır.

      Derginin 5. sayısında, "Kafkas Meselesi Amerikan Senatosunda" başlıklı yazıda, senatör Copeland tarafından senatoya sunulan bir öneride; Azerbaycan, Gürcistan ve Kuzey Kafkasya milli cumhuriyetlerinin, önce Rus hükümeti tarafından tanınıp, sonra işgal edildiği saptaması yapılıp, bu ülkelere büyükelçi atanması gerektiği anlatılır. 8. sayıda, "Kafkasya Birliği" başlıklı yazıda, Azerbaycan'ın da dahil olduğu Karadeniz ile Hazar denizi arasındaki tüm Kafkas uluslarının, bir birlik altında birleşmesi ve Kafkas konfederasyonunun kurulması gerektiği ele alınır. Sovyetler birliği, derin bir bunalım geçirmektedir. Bu yüzden, Kafkas ulusları, kendi aralarındaki anlaşmazlıkları bırakıp, düşmana karşı bir cephe oluşturmalıdır. Böylelikle, hem siyasi özgürlükler kazanılacak, hem de Türkiye ve İran hükümetleri bundan hoşnut olacaklardır.

      11. sayıda, "Köylü İsyanı" başlıklı yazıda; Pravda Vastoka(Doğu Gerçeği) gazetesinin, 266. sayısında yer alan bir olay anlatılır. Kazakistan'da, Seyhun şehrinin Pskem kışlağında; Abdülkahhar ve Semedin adlı iki kişi, Sovyet işyerlerinde çalışan adamlarıyla toplantı yapar ve bunun sonucunda, vergi vermeme kararı alırlar. 12 kışlak da, bu isyana katılacaktır. Ayrıca, bunun için, İslam Bey'in çetesinden de yardım alınacaktır. 27 eylül'de, Abdülkahhar'ın evinin önünde bir miting yapılır. Mitingden sonra, halk, Köy Sovyetine saldırır ve kooperatifleri yağmalar. İsyana katılanların bir bölümü kaçar, bir bölümü de hapse atılır.

      15. sayıda, "Azerbaycan'ın Kara Günü" başlıklı ve "Kırım'ın Sesi" alt başlıklı yazıda; Kırım Türklerinin temsilcisi Cafer Seyit Ahmet Kırımer'in, Azerbaycan'ın bu matemine katıldığı ve bir söylev verdiği anlatılır. Kırımer, bu söylevinde; Kırım'ın da ayni yolda mücadele ettiğini ve günün birinde, esir ülkeler üzerinde bağımsızlık güneşinin doğacağını söyler. 16. sayıda, Kırımer'in, "Azerbaycan'ın İstiklali" başlıklı ateşli bir yazısı yer almaktadır. 17. sayıda ise, "Azerbaycan'ın İstiklal Günü" başlığı ve "C. S. Ahmet Beyin Nutku" altbaşlığı altında; 28 mayıs 1930'da, İstanbul'da yapılan, Azerbaycan cumhuriyetinin 12. yıldönümü törenlerinde, Kırımer'in yaptığı bir söyleve yer verilir.

      Derginin 30 - 31. sayısında, "Kırım'da Edebi Dil Meselesi" başlıklı yazıda; Kırım'da yayınlanan "Yeni Dünya" gazetesinin 149. sayısında, Kırım köy işleri müdürü İsmailov'un yazdığı bir makale söz konusu edilir. Bu makale, Stalin'in 16. Komünist Parti Kongresi'nde, ulusal diller sorununa verdiği yanıtlarla; komünist Rusların, Rusça'yı, Bolşevik devriminin dili diye yüceltmesine karşılık yazılmıştır. İsmailov şöyle der: "Biz, ulusal dilimize, ulusal uygarlığımıza sahip çıkmalıyız.

      Sosyalist temelindeki hayatımızda, ulusal uygarlığımızı ileri götürmek görevimizdir. Bunun için, dil sorunu, en birinci rolü oynar. Edebi dilimiz ne olmalıdır? Tatar edebi dili, Türk edebiyatı etkisindedir. Geçmişte, Kırım okullarında okunan kitaplar, Türkiye'den gelirdi. Dolayısıyla, Kırım gençleri tarafından yazılan kitapların, Türk kitaplarından farkı yoktur. Türkçe, Arap ve Acem dillerinin etkisinde olduğundan; Kırım Tatarları için, büyük güçlük vermektedir. Bizim için, yeni bir Tatar yönelimi, Tatar terimleri ve Tatarlığı oluşturma zamanı gelmedi mi?" - Bülent Kutlu

      Stok Kodu
      :
      9786054907250
      Boyut
      :
      16x24
      Sayfa Sayısı
      :
      1420 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2014
      Kapak Türü
      :
      Ciltli
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat