Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%30
Mimarlar ve Apartmanları: Ankara'da Konut ve Barınma Kültüründen Örnek

#smrgKİTABEVİMimarlar ve Apartmanları: Ankara'da Konut ve Barınma Kültüründen Örnekler

Liste Fiyatı : 23,50
İndirimli Fiyat : 16,45
Kazancınız : 7,05
%30
Temin süresi 4 gündür.
Mimarlar ve Apartmanları: Ankara'da Konut ve Barınma Kültüründen Örnekler
Mimarlar ve Apartmanları: Ankara'da Konut ve Barınma Kültüründen Örnekler #smrgKİTABEVİ
Kitap Yayınevi
16.45
Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde “denize sivil girmekten” bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir. Benzer bir durum Ayhan'ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar: “Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi'ne dek götürmüştü”. Ayhan metninde bu kez ‘çıplaklığa' ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar.

Ece Ayhan'ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak, mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir. Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen, konut mimarlığı – kimi istisnai durumlar dışında- tarihin iktidarının dışında kalır/bırakılır. Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir. Ancak kimi ‘olağanüstü hallerde', istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar, sivil olan konutu egemen-anlatı içine alır; onu bir anlamda ‘giydirerek', çıplaklığına ve korumasızlığına son verir.

Konut mimarlığı gibi, konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır. Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için, egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir. Geri kalanlar, onları anlatacak, onlara bir anlamda ‘giysilerini geri verecek' biri çıkıncaya kadar, bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar.

Bu kitap Ankara'da 1930-1980 yılları arasında inşa edilen ve ana-akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan ‘sivil' konut yapılarını görünür kılmaya çalışır. Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları, yapıları tasarlayan mimarlar, yapıların kullanıcı profilleri, yapıların sunduğu barınma/yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır.

Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar'ın yürütücü, Bülent Batuman, Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan'ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena Ayhan Koçyiğit, Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav'ın bursiyer olarak görev aldığı "Ankara'da 1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma, Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme" adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır.

  • Açıklama
    • Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde “denize sivil girmekten” bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir. Benzer bir durum Ayhan'ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar: “Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi'ne dek götürmüştü”. Ayhan metninde bu kez ‘çıplaklığa' ek olarak sivil kelimesinin korumasızlığına da vurgu yapar.

      Ece Ayhan'ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak, mimarlık tarihi içinde konut mimarlığının da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir. Modernleşme kendini konut üzerinden kurmuş olmasına ve modern mimarlığın en ikonik yapıları konut yapıları olmasına rağmen, konut mimarlığı – kimi istisnai durumlar dışında- tarihin iktidarının dışında kalır/bırakılır. Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekânları üzerinden dillendirilir. Ancak kimi ‘olağanüstü hallerde', istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar, sivil olan konutu egemen-anlatı içine alır; onu bir anlamda ‘giydirerek', çıplaklığına ve korumasızlığına son verir.

      Konut mimarlığı gibi, konut yapılarının mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır. Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için, egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir. Geri kalanlar, onları anlatacak, onlara bir anlamda ‘giysilerini geri verecek' biri çıkıncaya kadar, bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar.

      Bu kitap Ankara'da 1930-1980 yılları arasında inşa edilen ve ana-akım mimarlık tarih yazımı içerisinde kendine yer bulamayan ‘sivil' konut yapılarını görünür kılmaya çalışır. Şu an çoğu yıkılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapıların detaylı mimari analizlerinin yanında dönemin konut politikaları, yapıları tasarlayan mimarlar, yapıların kullanıcı profilleri, yapıların sunduğu barınma/yaşam kültürleri de çalışmanın odağındadır.

      Bu kitapta yer alan makaleler Nuray Bayraktar'ın yürütücü, Bülent Batuman, Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan'ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena Ayhan Koçyiğit, Yeşim Uysal ve Emine Çiğdem Asrav'ın bursiyer olarak görev aldığı "Ankara'da 1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma, Belgeleme ve Koruma Ölçütleri Geliştirme" adlı Tübitak Projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır.

      Stok Kodu
      :
      9786051051857
      Boyut
      :
      16x21
      Sayfa Sayısı
      :
      155 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat