Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi Mart 2010

Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi Mart 2010

Liste Fiyatı : 0,00
303134565
134565
Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi   Mart 2010
Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi Mart 2010
Bgst Yayınları
0.00
KÜLTÜR VE SİYASETTE FEMİNİST YAKLAŞIMLAR 2010, Feminist Yaklaşımlar dergisinin üçüncü kitabı. Kitap, Feminist Yaklaşımlar'ın 2009 yılı boyunca internet üzerinden paylaştığı yazılardan yapılan bir seçki niteliğinde. Türkiye'de demokratik açılım ve anadil tartışmaları, kadınların barış mücadelesi, İsrail'in Filistin işgali ve işgalin Türkiye'deki yansımaları ve küresel kapitalizm ve feminizm tartışmaları kitapta yer alan konular arasında. Kitap Hakkında BGST'den Feminist Yaklaşımlar 27 Temmuz 2010 [Bu yazı Yeni Özgür Politika'da yayınlanmıştır] Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST)'nun çalışmalarının önemli bir dalını oluşturan yayıncılık faaliyetleri kapsamında güncel konular kadın bakış açısı ile irdeleniyor. İnternet üzerinden yayın yapan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar dergisi, son sayısında Türkiye'deki Anayasa tartışmalarını kadınların gözüyle değerlendiriyor. Dördüncü yılını geride bırakan Feminist Yaklaşımlar, 11. sayısında güncel tartışmalara kadın bakış açısıyla katılıyor. www.feministyaklasimlar.org sitesi üzerinden erişilebilen bu sayıda, Türkiye'de gündemde olan Anayasa tartışmaları ele alınıyor. Dergide yer alan yazı ve söyleşilerde, Anayasa değişim sürecinin Türkiye'nin ihtiyaçlarını ne ölçüde karşıladığı, bu süreçte kadınların taleplerinin ne kadar görünür olduğu ve sürecin sağlıklı bir şekilde işletilmesi için ihtiyaç duyulan yaklaşımların nasıl olması gerektiği yönünde tartışmalar yürütülüyor. Dergide yer alan Esra Aşan'ın yazısı anayasa tartışmalarında 2007'den itibaren yaşanan süreci değerlendirirken anayasa değişiklik paketinde yer alan bazı somut örnekler üzerinden, yapılması planlanan değişikliği ve bu değişikliğin olası sonuçlarını yorumluyor. Yasemin Öz'ün yazısı ise LGBTT bireylerin anayasal haklar üzerine yürüttüğü çalışmaları, talepleri ve eylemlilikleri ele alıyor. Anayasa Kadın Platformu'ndan Avukat Hülya Gülbahar ile yapılan söyleşide ise, özellikle kadınların hayatlarını etkileyecek yasa değişiklikleri ve bu değişikliklerin olası uygulamalarına değiniliyor. Ayşen Candaş ile yapılan söyleşide ise farklı ülkelerden örneklerle anayasa yapım süreçleri tartışmaya açılıyor ve içinden geçtiğimiz sürecin eksikleri ve olası alternatifleri masaya yatırılıyor. Dergileri hakkında gazetemize bilgi veren BGST Yayınları ve Feminist Yaklaşımlar editörü Ayça Günaydın, yaşamın bütün alanlarında kadın bakış açısını yansıtmayı hedeflediklerini vurguladı. 2007'de kurulan Feminist Yaklaşımlar'ın yılda üç defa internet üzerinden yayımlandığını belirten Günaydın, amaçlarını şu şekilde özetledi: “Feminist Yaklaşımlar, Türkiye'de ve dünyada doğrudan kadınları ilgilendiren konuların yanı sıra, kadınların etkinlik gösterdiği veya etkilendiği tüm alanlarda kadın bakış açılarını yansıtmayı hedefliyor. Yayın politikası gereği kültürlerin ve kimliklerin çeşitliliğini gözeten; anti-militarist ve demokratik bir çizgiyi benimseyen Feminist Yaklaşımlar'ın feminist aktivizm ile feminist teorinin buluşabileceği bir zemin oluşturması hedeflenmektedir.” Feminist Yaklaşımlar dergisi yılda bir defa da internet üzerinden yayımlanan sayılardan bir derleme kitap çalışmasını okuyucularına sunuyor. Bu yıl üçüncüsü çıkan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar kitabı, akademi ve aktivizm alanından tüm okurlara sesleniyor ve yaşanan gelişmeleri kadınların bakış açısından feminist bir yaklaşımla ele alıyor. 214 sayfadan oluşan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 2010 kitapta yer alan ‘Çözüm Sürecine Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bakmak' başlıklı yazıda, Handan Çağlayan Kürt sorununun çözümünün toplumsal cinsiyet analiziyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Füsun Üstel ile yapılan söyleşide Türkiye'deki anadil sorunu ele alınıyor. Kürtçe eğitmenliği yapan Ronayi Önen ile yapılan söyleşide de Kürtçe dil eğitiminin önemi, resmi dil politikalarının kadınların yaşantısına etkileri ve barış sürecinde ‘öteki'nin dilini öğrenmenin anlamı tartışılıyor. Karin Karakaşlı ise ‘Açıl Susam Açıl' isimli yazısıyla herkesi vicdanının sesine kulak vermeye çağırıyor. Melissa Bilal'in ‘Pavagan E (Yeter!): Zabel Yesayan'ın Barış Çağrısını Duyabilmek' adlı makalesi, Osmanlı Ermeni entelektüel kadınlarından Zabel Yesayan'ın bir eserini, onun militarizm ve ırkçılık karşıtı duruşunu aktarıyor. Rela Mazali, makalesinde militarizmin Yahudi kimliğin kurucu unsurlarından biri olduğunu gözler önüne seriyor. Türkiyeli bir Yahudi olan şair, araştırmacı ve oyun yazarı Beki Bahar da kendisi ile yapılan söyleşide, hayat hikâyesinden yola çıkarak, Türkiyeli Yahudilerin deneyimlerini aktarıyor. Leyla Neyzi ile yapılan söyleşi ise Türkiye'de Yahudi ve Sabetaycı kimliklerin nasıl temsil edildiği, bu temsiliyetin tarihin belirli noktalarında nasıl değiştiği ve ırkçılık ve ayrımcılık karşısında nasıl var olabildiği konularına dikkat çekiyor. Kitapta ayrıca Filistinli sanatçı Reem Kelani ile söyleşi, Burcu Yıldız'ın ‘Türkiye Popüler Müziğinde ‘Aykırı' Kadınlar' başlıklı makalesi, Anna Tsing'in ‘Yoksul Olma Özgürlüğü ya da Küresel Kapitalizme Dair Feminist Bir Teoriye Neden İhtiyacımız Var?' isimli yazısı, Nancy Fraser'in ikinci dalga feminizmin kapitalizmle olan ilişkisini sorguladığı makalesi ve Özlem Aslan ile Zeynep Gambetti'nin Fraser'a bir yanıt niteliğinde kaleme aldıkları ‘Fraser ve Feminizm: Söylem Kimin Söylemi, Tarih Kimin Tarihi?' başlıklı yazıları yer alıyor. YENİ ÖZGÜR POLİTİKA KÜLTÜR VE SİYASETTE FEMİNİST YAKLAŞIMLAR 2010 Feminist Yaklaşımlar ilk olarak 2006 yılında yayımlanmaya başlanan bir e-dergi. Feminist aktivizim ile feminist teorinin buluşabileceği bir zemin oluşturma hedefi ile yayın hayatına başlayan Feminist Yaklaşımlar bu yıl 4. yılını geride bıraktı ve 10. sayısı ile okurlarıyla buluştu. Elinizdeki kitap ise Feminist Yaklaşımlar dergisinin yayına hazırladığı üçüncü kitabı. Kitap, Feminist Yaklaşımlar'ın 2009 yılı boyunca internet üzerinden paylaştığı yazılardan bir seçki sunuyor. Kitapta yer alan “Çözüm Sürecine Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bakmak” isimli yazıda, Handan Çağlayan Kürt sorununun çözümünün ve barışın inşa edilme sürecinin toplumsal cinsiyet analiziyle beraber yürütülmesi gerektiğini belirtiyor ve süreçte kadınların aktif özneler olması gerektiğini vurguluyor. Yazıda, 1990'lı yılların sonlarından bu yana yaklaşık on yıldır yoğun bir şekilde birlikte hareket etmenin koşullarını yaratan kadınların, bu deneyimlerinden edindikleri önemli bir birikim olduğunun altını çiziyor ve bu birikimin dikkate alınması çağrısını yapıyor. Demokratik açılım tartışmaları ile beraber yeniden gündeme gelen anadil eğitimi ve anadilde eğitim tartışmaları da kitapta yer alan konular arasında. Füsun Üstel ile yapılan söyleşide “Türkiye'de Demokratik Açılım ve Anadil Tartışmaları Üzerine” anadil sorunu, dünyada çokdilli eğitim konusunda geliştirilen politikalar ve Türkiye'de farklı dillerin tanınmasının ve kullanımının önündeki engellerin kaldırılmasının toplumsal bir barış talep ederken neden önemli olduğu üzerinde duruluyor. “Toplumsal Barış ve Kürtçe Dil Eğitimi Üzerine” isimli söyleşide ise Kürtçe eğitmenliği yapan Ronayi Önen'le Kürtçe dil eğitiminin önemi, resmi dil politikalarının kadınların yaşantısına etkileri ve barış sürecinde “öteki”nin dilini öğrenmenin anlamı tartışılıyor. Karin Karakaşlı ise “Açıl Susam Açıl” isimli yazısıyla herkesi vicdanının sesine kulak vermeye çağırıyor ve eğer hakiki bir açılım olacaksa bu süreçte herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini hatırlatıyor. Melissa Bilal'in “Pavagan E (Yeter!): Zabel Yesayan'ın Barış Çağrısını Duyabilmek” adlı makalesi, Osmanlı Ermeni entelektüel kadınlarından Zabel Yesayan'ın bir eserini, Pavagan E'yi (Yeter!), onun militarizm ve ırkçılık karşıtı duruşunu aktarıyor. Yazıda, Pavagan E, Yesayan'ın yaşamöyküsü, eserleri ve barış aktivizmi bağlamında değerlendiriliyor ve feminist antimilitarist düşünce ve hareketin öncülerinden olan Zabel Yesayan'ın barış mücadelesi üzerinden Türkiye'deki barış mücadelesi tarihinin silinmiş bir parçasının belgeleri okuyucuya sunuluyor. Rela Mazali, “Etnikleştirilmiş Silahlar ve ‹srail'de Feminist Antimilitarizm” adlı makalesinde İsrail'de bir Yahudi olarak kendi gözlem ve deneyiminden yola çıkıp Yahudi kimliğinin nasıl karmaşık ve çelişkili süreçler içinde kurulduğunu ve militarizmin nasıl bu kimliğin kurucu unsurlarından biri olduğunu gözler önüne seriyor. 1926 İstanbul doğumlu Beki Bahar şair, araştırmacı ve oyun yazarı olarak pek çok esere imza atmış Türkiyeli bir Yahudi. Kendisi ile yapılan söyleşide, hayat hikâyesinden yola çıkarak, Türkiyeli Yahudilerin deneyimlerini aktarıyor; 1930'ların, 1940'ların Ankara'sından başlayarak, günümüz Türkiye'sine değin, Türkiye'de Yahudi olmanın çeşitli hâllerinden bahsediyor. Leyla Neyzi ile yapılan söyleşi ise Türkiye'de Yahudi ve Sabetaycı kimliklerin nasıl temsil edildiği, bu temsiliyetin tarihin belirli noktalarında nasıl değiştiği ve ırkçılık ve ayrımcılık karşısında nasıl var olabildiği konularına dikkat çekiyor. 2009 Temmuz ayında İstanbul Kuruçeşme Arena'da Kardeş Türküler'le beraber sahne alan Reem Kelani kendi topraklarından sürülen Filistinli bir ailenin çocuğu olarak Kuveyt'te doğdu ve şu an Londra'da yaşıyor. Kendisi ile yapılan söyleşide Reem Kelani, müzikal ve kültürel hafızasının yaşadığı coğrafyanın çokkültürlülüğünden nasıl beslendiğini, kültürel kimlik konusundaki hassasiyetini ve diasporada yaşayan feminist bir müzisyen olarak aktivizminin nasıl şekillendiğini aktarıyor. Burcu Yıldız “Türkiye Popüler Müziğinde ‘Aykırı' Kadınlar” isimli makalesinde Türkiye'de popüler müzik alanındaki cinsiyetçi algıların ve müdahalelerin kadınların bu alandaki varoluşunu nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Makalede, kadın enstrüman icracılarının erkeklere oranla çok daha az olmasının nedenleri, kadın grubu oluşumları, kadın müzisyenlerin sadece kadınların icracı olduğu müzik gruplarında çalmayı tercih etmeleri gibi noktalar üzerinde duruluyor. Küresel kapitalizmin kadınlara etkileri kitapta yer alan diğer bir konu. “Yoksul Olma Özgürlüğü ya da Küresel Kapitalizme Dair Feminist Bir Teoriye Neden ‹htiyacımız Var?” isimli makalesinde Anna Tsing, neoliberalizm analizine sınıfın yanı sıra etnisite ve toplumsal cinsiyeti de analitik bir kategori olarak eklemeyi öneriyor. Oregon'daki mantar toplayıcıları üzerine yaptığı alan çalışmasından hareketle, arz zinciri kapitalizminin, emeğin ve sermayenin harekete geçirildiği kültürel ve ekonomik nişler sayesinde örgütlendiğini iddia ediyor. Bu argümanı öne sürerken, neoliberalizme ilişkin feminist teorilerden faydalanıyor. Kültürün, kendi çalışması bağlamında da akrabalık ve klan ilişkilerinin neoliberalizmin ucuz ve güvencesiz işgücü elde edebilmesine nasıl olanak sağladığını gösteriyor. Kitapta yer alan son iki makale ise kapitalizm ve feminist aktivizmin izini sürüyor. Nancy Fraser “Feminizm, Kapitalizm ve Tarihin Oyunu” isimli makalesinde ikinci dalga feminizmin kapitalizmle olan ilişkisini sorgularken evrildiği yeni biçimleri de göz önünde bulundurarak kapitalizme karşı nasıl bir feminist analize ve aktivizme ihtiyacımız olabileceğine dair bir tartışma başlatmayı hedeşiyor. Özlem Aslan ve Zeynep Gambetti ise Fraser'a bir yanıt niteliğinde kaleme aldıkları “Fraser ve Feminizm: Söylem Kimin Söylemi, Tarih Kimin Tarihi?” başlıklı yazılarında, Fraser'ın feminizmin içinde bulunduğu duruma dair tespitlerini tartışmaya açıyor ve bu tartışma esnasında Fraser'ın çerçevesinde eksik kaldığını düşündükleri noktaları değerlendiriyorlar.
  • Açıklama
    • KÜLTÜR VE SİYASETTE FEMİNİST YAKLAŞIMLAR 2010, Feminist Yaklaşımlar dergisinin üçüncü kitabı. Kitap, Feminist Yaklaşımlar'ın 2009 yılı boyunca internet üzerinden paylaştığı yazılardan yapılan bir seçki niteliğinde. Türkiye'de demokratik açılım ve anadil tartışmaları, kadınların barış mücadelesi, İsrail'in Filistin işgali ve işgalin Türkiye'deki yansımaları ve küresel kapitalizm ve feminizm tartışmaları kitapta yer alan konular arasında. Kitap Hakkında BGST'den Feminist Yaklaşımlar 27 Temmuz 2010 [Bu yazı Yeni Özgür Politika'da yayınlanmıştır] Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST)'nun çalışmalarının önemli bir dalını oluşturan yayıncılık faaliyetleri kapsamında güncel konular kadın bakış açısı ile irdeleniyor. İnternet üzerinden yayın yapan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar dergisi, son sayısında Türkiye'deki Anayasa tartışmalarını kadınların gözüyle değerlendiriyor. Dördüncü yılını geride bırakan Feminist Yaklaşımlar, 11. sayısında güncel tartışmalara kadın bakış açısıyla katılıyor. www.feministyaklasimlar.org sitesi üzerinden erişilebilen bu sayıda, Türkiye'de gündemde olan Anayasa tartışmaları ele alınıyor. Dergide yer alan yazı ve söyleşilerde, Anayasa değişim sürecinin Türkiye'nin ihtiyaçlarını ne ölçüde karşıladığı, bu süreçte kadınların taleplerinin ne kadar görünür olduğu ve sürecin sağlıklı bir şekilde işletilmesi için ihtiyaç duyulan yaklaşımların nasıl olması gerektiği yönünde tartışmalar yürütülüyor. Dergide yer alan Esra Aşan'ın yazısı anayasa tartışmalarında 2007'den itibaren yaşanan süreci değerlendirirken anayasa değişiklik paketinde yer alan bazı somut örnekler üzerinden, yapılması planlanan değişikliği ve bu değişikliğin olası sonuçlarını yorumluyor. Yasemin Öz'ün yazısı ise LGBTT bireylerin anayasal haklar üzerine yürüttüğü çalışmaları, talepleri ve eylemlilikleri ele alıyor. Anayasa Kadın Platformu'ndan Avukat Hülya Gülbahar ile yapılan söyleşide ise, özellikle kadınların hayatlarını etkileyecek yasa değişiklikleri ve bu değişikliklerin olası uygulamalarına değiniliyor. Ayşen Candaş ile yapılan söyleşide ise farklı ülkelerden örneklerle anayasa yapım süreçleri tartışmaya açılıyor ve içinden geçtiğimiz sürecin eksikleri ve olası alternatifleri masaya yatırılıyor. Dergileri hakkında gazetemize bilgi veren BGST Yayınları ve Feminist Yaklaşımlar editörü Ayça Günaydın, yaşamın bütün alanlarında kadın bakış açısını yansıtmayı hedeflediklerini vurguladı. 2007'de kurulan Feminist Yaklaşımlar'ın yılda üç defa internet üzerinden yayımlandığını belirten Günaydın, amaçlarını şu şekilde özetledi: “Feminist Yaklaşımlar, Türkiye'de ve dünyada doğrudan kadınları ilgilendiren konuların yanı sıra, kadınların etkinlik gösterdiği veya etkilendiği tüm alanlarda kadın bakış açılarını yansıtmayı hedefliyor. Yayın politikası gereği kültürlerin ve kimliklerin çeşitliliğini gözeten; anti-militarist ve demokratik bir çizgiyi benimseyen Feminist Yaklaşımlar'ın feminist aktivizm ile feminist teorinin buluşabileceği bir zemin oluşturması hedeflenmektedir.” Feminist Yaklaşımlar dergisi yılda bir defa da internet üzerinden yayımlanan sayılardan bir derleme kitap çalışmasını okuyucularına sunuyor. Bu yıl üçüncüsü çıkan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar kitabı, akademi ve aktivizm alanından tüm okurlara sesleniyor ve yaşanan gelişmeleri kadınların bakış açısından feminist bir yaklaşımla ele alıyor. 214 sayfadan oluşan Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 2010 kitapta yer alan ‘Çözüm Sürecine Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bakmak' başlıklı yazıda, Handan Çağlayan Kürt sorununun çözümünün toplumsal cinsiyet analiziyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Füsun Üstel ile yapılan söyleşide Türkiye'deki anadil sorunu ele alınıyor. Kürtçe eğitmenliği yapan Ronayi Önen ile yapılan söyleşide de Kürtçe dil eğitiminin önemi, resmi dil politikalarının kadınların yaşantısına etkileri ve barış sürecinde ‘öteki'nin dilini öğrenmenin anlamı tartışılıyor. Karin Karakaşlı ise ‘Açıl Susam Açıl' isimli yazısıyla herkesi vicdanının sesine kulak vermeye çağırıyor. Melissa Bilal'in ‘Pavagan E (Yeter!): Zabel Yesayan'ın Barış Çağrısını Duyabilmek' adlı makalesi, Osmanlı Ermeni entelektüel kadınlarından Zabel Yesayan'ın bir eserini, onun militarizm ve ırkçılık karşıtı duruşunu aktarıyor. Rela Mazali, makalesinde militarizmin Yahudi kimliğin kurucu unsurlarından biri olduğunu gözler önüne seriyor. Türkiyeli bir Yahudi olan şair, araştırmacı ve oyun yazarı Beki Bahar da kendisi ile yapılan söyleşide, hayat hikâyesinden yola çıkarak, Türkiyeli Yahudilerin deneyimlerini aktarıyor. Leyla Neyzi ile yapılan söyleşi ise Türkiye'de Yahudi ve Sabetaycı kimliklerin nasıl temsil edildiği, bu temsiliyetin tarihin belirli noktalarında nasıl değiştiği ve ırkçılık ve ayrımcılık karşısında nasıl var olabildiği konularına dikkat çekiyor. Kitapta ayrıca Filistinli sanatçı Reem Kelani ile söyleşi, Burcu Yıldız'ın ‘Türkiye Popüler Müziğinde ‘Aykırı' Kadınlar' başlıklı makalesi, Anna Tsing'in ‘Yoksul Olma Özgürlüğü ya da Küresel Kapitalizme Dair Feminist Bir Teoriye Neden İhtiyacımız Var?' isimli yazısı, Nancy Fraser'in ikinci dalga feminizmin kapitalizmle olan ilişkisini sorguladığı makalesi ve Özlem Aslan ile Zeynep Gambetti'nin Fraser'a bir yanıt niteliğinde kaleme aldıkları ‘Fraser ve Feminizm: Söylem Kimin Söylemi, Tarih Kimin Tarihi?' başlıklı yazıları yer alıyor. YENİ ÖZGÜR POLİTİKA KÜLTÜR VE SİYASETTE FEMİNİST YAKLAŞIMLAR 2010 Feminist Yaklaşımlar ilk olarak 2006 yılında yayımlanmaya başlanan bir e-dergi. Feminist aktivizim ile feminist teorinin buluşabileceği bir zemin oluşturma hedefi ile yayın hayatına başlayan Feminist Yaklaşımlar bu yıl 4. yılını geride bıraktı ve 10. sayısı ile okurlarıyla buluştu. Elinizdeki kitap ise Feminist Yaklaşımlar dergisinin yayına hazırladığı üçüncü kitabı. Kitap, Feminist Yaklaşımlar'ın 2009 yılı boyunca internet üzerinden paylaştığı yazılardan bir seçki sunuyor. Kitapta yer alan “Çözüm Sürecine Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bakmak” isimli yazıda, Handan Çağlayan Kürt sorununun çözümünün ve barışın inşa edilme sürecinin toplumsal cinsiyet analiziyle beraber yürütülmesi gerektiğini belirtiyor ve süreçte kadınların aktif özneler olması gerektiğini vurguluyor. Yazıda, 1990'lı yılların sonlarından bu yana yaklaşık on yıldır yoğun bir şekilde birlikte hareket etmenin koşullarını yaratan kadınların, bu deneyimlerinden edindikleri önemli bir birikim olduğunun altını çiziyor ve bu birikimin dikkate alınması çağrısını yapıyor. Demokratik açılım tartışmaları ile beraber yeniden gündeme gelen anadil eğitimi ve anadilde eğitim tartışmaları da kitapta yer alan konular arasında. Füsun Üstel ile yapılan söyleşide “Türkiye'de Demokratik Açılım ve Anadil Tartışmaları Üzerine” anadil sorunu, dünyada çokdilli eğitim konusunda geliştirilen politikalar ve Türkiye'de farklı dillerin tanınmasının ve kullanımının önündeki engellerin kaldırılmasının toplumsal bir barış talep ederken neden önemli olduğu üzerinde duruluyor. “Toplumsal Barış ve Kürtçe Dil Eğitimi Üzerine” isimli söyleşide ise Kürtçe eğitmenliği yapan Ronayi Önen'le Kürtçe dil eğitiminin önemi, resmi dil politikalarının kadınların yaşantısına etkileri ve barış sürecinde “öteki”nin dilini öğrenmenin anlamı tartışılıyor. Karin Karakaşlı ise “Açıl Susam Açıl” isimli yazısıyla herkesi vicdanının sesine kulak vermeye çağırıyor ve eğer hakiki bir açılım olacaksa bu süreçte herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini hatırlatıyor. Melissa Bilal'in “Pavagan E (Yeter!): Zabel Yesayan'ın Barış Çağrısını Duyabilmek” adlı makalesi, Osmanlı Ermeni entelektüel kadınlarından Zabel Yesayan'ın bir eserini, Pavagan E'yi (Yeter!), onun militarizm ve ırkçılık karşıtı duruşunu aktarıyor. Yazıda, Pavagan E, Yesayan'ın yaşamöyküsü, eserleri ve barış aktivizmi bağlamında değerlendiriliyor ve feminist antimilitarist düşünce ve hareketin öncülerinden olan Zabel Yesayan'ın barış mücadelesi üzerinden Türkiye'deki barış mücadelesi tarihinin silinmiş bir parçasının belgeleri okuyucuya sunuluyor. Rela Mazali, “Etnikleştirilmiş Silahlar ve ‹srail'de Feminist Antimilitarizm” adlı makalesinde İsrail'de bir Yahudi olarak kendi gözlem ve deneyiminden yola çıkıp Yahudi kimliğinin nasıl karmaşık ve çelişkili süreçler içinde kurulduğunu ve militarizmin nasıl bu kimliğin kurucu unsurlarından biri olduğunu gözler önüne seriyor. 1926 İstanbul doğumlu Beki Bahar şair, araştırmacı ve oyun yazarı olarak pek çok esere imza atmış Türkiyeli bir Yahudi. Kendisi ile yapılan söyleşide, hayat hikâyesinden yola çıkarak, Türkiyeli Yahudilerin deneyimlerini aktarıyor; 1930'ların, 1940'ların Ankara'sından başlayarak, günümüz Türkiye'sine değin, Türkiye'de Yahudi olmanın çeşitli hâllerinden bahsediyor. Leyla Neyzi ile yapılan söyleşi ise Türkiye'de Yahudi ve Sabetaycı kimliklerin nasıl temsil edildiği, bu temsiliyetin tarihin belirli noktalarında nasıl değiştiği ve ırkçılık ve ayrımcılık karşısında nasıl var olabildiği konularına dikkat çekiyor. 2009 Temmuz ayında İstanbul Kuruçeşme Arena'da Kardeş Türküler'le beraber sahne alan Reem Kelani kendi topraklarından sürülen Filistinli bir ailenin çocuğu olarak Kuveyt'te doğdu ve şu an Londra'da yaşıyor. Kendisi ile yapılan söyleşide Reem Kelani, müzikal ve kültürel hafızasının yaşadığı coğrafyanın çokkültürlülüğünden nasıl beslendiğini, kültürel kimlik konusundaki hassasiyetini ve diasporada yaşayan feminist bir müzisyen olarak aktivizminin nasıl şekillendiğini aktarıyor. Burcu Yıldız “Türkiye Popüler Müziğinde ‘Aykırı' Kadınlar” isimli makalesinde Türkiye'de popüler müzik alanındaki cinsiyetçi algıların ve müdahalelerin kadınların bu alandaki varoluşunu nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Makalede, kadın enstrüman icracılarının erkeklere oranla çok daha az olmasının nedenleri, kadın grubu oluşumları, kadın müzisyenlerin sadece kadınların icracı olduğu müzik gruplarında çalmayı tercih etmeleri gibi noktalar üzerinde duruluyor. Küresel kapitalizmin kadınlara etkileri kitapta yer alan diğer bir konu. “Yoksul Olma Özgürlüğü ya da Küresel Kapitalizme Dair Feminist Bir Teoriye Neden ‹htiyacımız Var?” isimli makalesinde Anna Tsing, neoliberalizm analizine sınıfın yanı sıra etnisite ve toplumsal cinsiyeti de analitik bir kategori olarak eklemeyi öneriyor. Oregon'daki mantar toplayıcıları üzerine yaptığı alan çalışmasından hareketle, arz zinciri kapitalizminin, emeğin ve sermayenin harekete geçirildiği kültürel ve ekonomik nişler sayesinde örgütlendiğini iddia ediyor. Bu argümanı öne sürerken, neoliberalizme ilişkin feminist teorilerden faydalanıyor. Kültürün, kendi çalışması bağlamında da akrabalık ve klan ilişkilerinin neoliberalizmin ucuz ve güvencesiz işgücü elde edebilmesine nasıl olanak sağladığını gösteriyor. Kitapta yer alan son iki makale ise kapitalizm ve feminist aktivizmin izini sürüyor. Nancy Fraser “Feminizm, Kapitalizm ve Tarihin Oyunu” isimli makalesinde ikinci dalga feminizmin kapitalizmle olan ilişkisini sorgularken evrildiği yeni biçimleri de göz önünde bulundurarak kapitalizme karşı nasıl bir feminist analize ve aktivizme ihtiyacımız olabileceğine dair bir tartışma başlatmayı hedeşiyor. Özlem Aslan ve Zeynep Gambetti ise Fraser'a bir yanıt niteliğinde kaleme aldıkları “Fraser ve Feminizm: Söylem Kimin Söylemi, Tarih Kimin Tarihi?” başlıklı yazılarında, Fraser'ın feminizmin içinde bulunduğu duruma dair tespitlerini tartışmaya açıyor ve bu tartışma esnasında Fraser'ın çerçevesinde eksik kaldığını düşündükleri noktaları değerlendiriyorlar.
      Stok Kodu
      :
      303134565
      Boyut
      :
      16x24
      Sayfa Sayısı
      :
      214 s.
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2010
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      1. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat