#smrgSAHAF Kocataş Yalısı Anılarım -

Stok Kodu:
1199061979
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
VIII + 30
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1988
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199061979
447932
Kocataş Yalısı Anılarım -
Kocataş Yalısı Anılarım - #smrgSAHAF
0.00
Çok iyi hatırlıyorum; daha altı yedi yaşlarındayken, Rumeli-hisarı'nda büyücek bir yalıda oturduğumuz sıralarda, beni bir gece mehtapta sandalla gezintiye çıkarmışlardı. Denizin üzerinde pul pul titreşen ay ışıkları beni büyülemiş, bunları avuçlamak istemiştim. Hatta sandaldan biraz eğilerek bunları avuçlamıştım; sonra parmaklarımın arasından üç gümüş damla denize dökülmüştü. Elimi açınca içinde sadece bir düş ıslaklığı kalmıştı.

Bu kitapla da, geçmiş rıhtımının kenarından, mehtapların yansıttığı o yıllar öncesi sularına eğilerek, o anıları bilincimin diline geçirmek isteyişim bu olayın bir başka türlü ifadesi değil midir? Çocukların avuçlayamadığı ay ışıkları gibi, bu anıları da tekrar yaşamak ve yaşatmak olanaksız, biliyorum.

İşte bu kitapta, avuç içersinden akıp giden gümüşlü damlaların sadece bıraktığı ıslaklığı bulacaksınız!

İnsan hafızası bir bilgisayar gibi düzenli işleyemiyor. İnsan eline kalemi alınca, senelerin her biri ayrı renkte olan yün yumaklarını birbirine karıştırıyor. Bir de bakıyorsunuz ki kırmızı daha fazla işlenmiş, yeşil daha az, ya da mavi hepsinden fazla. Ömür hırkasını örmek için hazırlanan bu renkli yün yumaklar gibi seneler de birbirine karışıyor. İnsan bir yıldan söz ederken, farkında olmayarak, bir başka yıla sıçrayıveriyor. Onun için kitapta bir yıldan bir başka yıla atlayışları okuyucuların hoş görmesini dilemek istiyorum. (Girişten)

Çok iyi hatırlıyorum; daha altı yedi yaşlarındayken, Rumeli-hisarı'nda büyücek bir yalıda oturduğumuz sıralarda, beni bir gece mehtapta sandalla gezintiye çıkarmışlardı. Denizin üzerinde pul pul titreşen ay ışıkları beni büyülemiş, bunları avuçlamak istemiştim. Hatta sandaldan biraz eğilerek bunları avuçlamıştım; sonra parmaklarımın arasından üç gümüş damla denize dökülmüştü. Elimi açınca içinde sadece bir düş ıslaklığı kalmıştı.

Bu kitapla da, geçmiş rıhtımının kenarından, mehtapların yansıttığı o yıllar öncesi sularına eğilerek, o anıları bilincimin diline geçirmek isteyişim bu olayın bir başka türlü ifadesi değil midir? Çocukların avuçlayamadığı ay ışıkları gibi, bu anıları da tekrar yaşamak ve yaşatmak olanaksız, biliyorum.

İşte bu kitapta, avuç içersinden akıp giden gümüşlü damlaların sadece bıraktığı ıslaklığı bulacaksınız!

İnsan hafızası bir bilgisayar gibi düzenli işleyemiyor. İnsan eline kalemi alınca, senelerin her biri ayrı renkte olan yün yumaklarını birbirine karıştırıyor. Bir de bakıyorsunuz ki kırmızı daha fazla işlenmiş, yeşil daha az, ya da mavi hepsinden fazla. Ömür hırkasını örmek için hazırlanan bu renkli yün yumaklar gibi seneler de birbirine karışıyor. İnsan bir yıldan söz ederken, farkında olmayarak, bir başka yıla sıçrayıveriyor. Onun için kitapta bir yıldan bir başka yıla atlayışları okuyucuların hoş görmesini dilemek istiyorum. (Girişten)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat