#smrgKİTABEVİ Güzel -

Kondisyon:
Yeni
ISBN-10:
9786050933321
Stok Kodu:
1199188990
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
264 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2016
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199188990
575025
Güzel -
Güzel - #smrgKİTABEVİ
0.00
Doğruluk şiddetle, çıkar arzuyla, gençlik kimsesizlikle sınanıyor…

Sayıların sözde kesinliğinde kurtuluş arayan hasta bir matematikçi. Hasımları tarafından köşeye sıkıştırılmak üzere olan karanlık bir suç örgütü lideri. Hayatla derdini cinsellik üstünden çözmeye çalışan ergenlik çağında bir lise öğrencisi.

Üç erkeğin yolları çıkar dengeleri dışında hiçbir yasanın işlemediği bir kasabada, genç bir kadının etrafında kesişiyor…

Aranmayan Özellikler'de iş dünyasının karmaşık ilişkilerinden merak uyandırıcı bir hikaye çıkaran Selçuk Orhan, Güzel'de bu üç erkeğin içsel yolculuklarını tedirgin edici bir kaçış hikayesine dönüştürüyor.

“Burada bir ülke varmış ve başka bir ülke olabilirmiş gibi hayal kuruyorlar. Burada, tuzlu yapışkan deniz, kartlaşmış insan ayakları, her gece kurulup kalkan hileli bir sofra, uyudukları pis yataklar ve açlıktan kokmasın diye kursaklarını şişkin lokmalarla doldurdukları nefeslerinden başka şey yok. Biraz da güneş. Sadece kan döküldüğünde, kısa bir süre, o kan kuruyana kadar, bir ülke doğuyor. Sonra şu restoranın duvarına vuran zayıf köpükler gibi çözülüp akıyor.”

Doğruluk şiddetle, çıkar arzuyla, gençlik kimsesizlikle sınanıyor…

Sayıların sözde kesinliğinde kurtuluş arayan hasta bir matematikçi. Hasımları tarafından köşeye sıkıştırılmak üzere olan karanlık bir suç örgütü lideri. Hayatla derdini cinsellik üstünden çözmeye çalışan ergenlik çağında bir lise öğrencisi.

Üç erkeğin yolları çıkar dengeleri dışında hiçbir yasanın işlemediği bir kasabada, genç bir kadının etrafında kesişiyor…

Aranmayan Özellikler'de iş dünyasının karmaşık ilişkilerinden merak uyandırıcı bir hikaye çıkaran Selçuk Orhan, Güzel'de bu üç erkeğin içsel yolculuklarını tedirgin edici bir kaçış hikayesine dönüştürüyor.

“Burada bir ülke varmış ve başka bir ülke olabilirmiş gibi hayal kuruyorlar. Burada, tuzlu yapışkan deniz, kartlaşmış insan ayakları, her gece kurulup kalkan hileli bir sofra, uyudukları pis yataklar ve açlıktan kokmasın diye kursaklarını şişkin lokmalarla doldurdukları nefeslerinden başka şey yok. Biraz da güneş. Sadece kan döküldüğünde, kısa bir süre, o kan kuruyana kadar, bir ülke doğuyor. Sonra şu restoranın duvarına vuran zayıf köpükler gibi çözülüp akıyor.”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat