#smrgSAHAF Geçmişten Günümüze Mezarlık Kültürü ve İnsan Hayatına Etkileri Sempozyumu 18 - 20 Aralık 1998 -

Stok Kodu:
1199042156
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
541 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1999
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199042156
428177
Geçmişten Günümüze Mezarlık Kültürü ve İnsan Hayatına Etkileri Sempozyumu 18 - 20 Aralık 1998 -
Geçmişten Günümüze Mezarlık Kültürü ve İnsan Hayatına Etkileri Sempozyumu 18 - 20 Aralık 1998 - #smrgSAHAF
0.00
Bir milletin varlığını sürdürmesi, onun kültürünü devam ettirmesi ile mümkündür. Kendi kültüründen soğutulan, mazisinden kopan, kendi öz değerlerine sahip çıkmayan milletler başka kültürlerin ve milletlerin sömürgesi olmaya mahkûmdurlar. Türk mezar taşları bizim milli kültürümüzün nesiller boyu devam edegelmiş belgeleridir. Onlar, halkın duygu ve düşüncelerinin, sanat zevkinin akisleridir.

Mezar taşları diğer bütün sanat dallarına nazaran örf ve adetlerimizi bize daha fazla aksettirirler. Çünkü ölüm hadisesi insanları o kadar müteessir etmektedir ki, kişi eski inanç ve gelenekleri ile ölümden sonraki hayatını düzenleme çabası içine girer, bu sebeple de, adet, inanç ve duygular asırları aşarak ve çok az bir değişme göstererek mezar mimarisi ile günümüze gelirler.

Müzeler bu mezar taşlarından bazılarını kendi ölçülerine göre değerlendirerek müzelere kaldırmaktadır. Ancak müzeye kaldırılırken çoğu kere baş ve ayak taşları ile sandukası ayrı ayrı envanterlenmekte ve bir mezar taşından iki veya üç envanterli mezar taşı çıkarılmaktadır. Tabii bu durumda da bir kısmının tarihi eksik kalmakta, bir kısmı da çoğu kere yanlış tarihlendirilmektedir. Kısaca mezar taşları iyi tescil edilmediği için onların insitu olarak ifade ettikleri değer de kaybolmaktadır. Bozuldukları ve hızla yok edildikleri için ileride büyük pişmanlık duyulacak olan tarihi mezar taşlarımızın mezarlıklardaki yerlerinin tespiti ile ifade ettikleri anlam ve kitabeleri üzerinde bütün meslektaşlarımızın çalışması gerekmektedir.

Türklerin zaman zaman hükümleri altında bulundurdukları Türkistan, Azerbaycan, Macaristan, Bosna Hersek, Kosova, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Romanya ve Arap ülkelerinde yapmış oldukları mezar taşları ile Türkiye'de örnekleri arasında aynı kültürü paylaşmaktan doğan benzerlikler dikkati çeker - Beyhan Karamağralı

Bir milletin varlığını sürdürmesi, onun kültürünü devam ettirmesi ile mümkündür. Kendi kültüründen soğutulan, mazisinden kopan, kendi öz değerlerine sahip çıkmayan milletler başka kültürlerin ve milletlerin sömürgesi olmaya mahkûmdurlar. Türk mezar taşları bizim milli kültürümüzün nesiller boyu devam edegelmiş belgeleridir. Onlar, halkın duygu ve düşüncelerinin, sanat zevkinin akisleridir.

Mezar taşları diğer bütün sanat dallarına nazaran örf ve adetlerimizi bize daha fazla aksettirirler. Çünkü ölüm hadisesi insanları o kadar müteessir etmektedir ki, kişi eski inanç ve gelenekleri ile ölümden sonraki hayatını düzenleme çabası içine girer, bu sebeple de, adet, inanç ve duygular asırları aşarak ve çok az bir değişme göstererek mezar mimarisi ile günümüze gelirler.

Müzeler bu mezar taşlarından bazılarını kendi ölçülerine göre değerlendirerek müzelere kaldırmaktadır. Ancak müzeye kaldırılırken çoğu kere baş ve ayak taşları ile sandukası ayrı ayrı envanterlenmekte ve bir mezar taşından iki veya üç envanterli mezar taşı çıkarılmaktadır. Tabii bu durumda da bir kısmının tarihi eksik kalmakta, bir kısmı da çoğu kere yanlış tarihlendirilmektedir. Kısaca mezar taşları iyi tescil edilmediği için onların insitu olarak ifade ettikleri değer de kaybolmaktadır. Bozuldukları ve hızla yok edildikleri için ileride büyük pişmanlık duyulacak olan tarihi mezar taşlarımızın mezarlıklardaki yerlerinin tespiti ile ifade ettikleri anlam ve kitabeleri üzerinde bütün meslektaşlarımızın çalışması gerekmektedir.

Türklerin zaman zaman hükümleri altında bulundurdukları Türkistan, Azerbaycan, Macaristan, Bosna Hersek, Kosova, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Romanya ve Arap ülkelerinde yapmış oldukları mezar taşları ile Türkiye'de örnekleri arasında aynı kültürü paylaşmaktan doğan benzerlikler dikkati çeker - Beyhan Karamağralı

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat