#smrgSAHAF Felsefe ve Doğanın Aynası -

Stok Kodu:
1199070307
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
408 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2006
Çeviren:
Funda Günsoy Kaya
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199070307
456209
Felsefe ve Doğanın Aynası -
Felsefe ve Doğanın Aynası - #smrgSAHAF
0.00
Bir yanda Platon, Aristoteles, Descartes, Locke, Kant, Husserl, Peirce, Russell, Carnap gibi sistematik filozoflar, diğer yanda James, Dewey, Wittgenstein, Davidson, Putnam, Quine, Sellars, Gadamer, Kuhn, Heidegger, Neitzsche, Freud, Derrida... gibi filozof kahramanlar; verdiği filozoflar kanonu aklınızı da sözünüzü de gelebilecek çeşitlilikte iken, kendi konumunu "pragmatist", "nominalist", "liberal ironisi", "postmodern burjuva liberali", "indirgemeci olmayan fizikalist", "tarihselci", "epistemolojik davranışçı", "holist"... gibi bir dizi tanımlayıcı terime referansla karakterize eden, yazıları diyalektik mantığa, rasyonel analizlere kapalı bir filozofu, insanın zihni bulanmadan, dili dolanmadan, üstelik kendisinin reddettiği tarzda sistematize ederek açıklaması mümkün müdür?

Rorty'nin metinlerini sistematik bir tarzda ele almadığı, argümanlar öne sürmekten ısrarla kaçındığı ve yeni bir felsefî sistem ya da teori öne sürme niyetinde olmadığı doğrudur. Ancak Rorty sözünüzü boşa çıkaracak tarzda, belirsizlikler, tutarsızlıklar ve paradokslar filozofudur aynı zamanda. Söz gelimi, Bernstein'ın da söylediği gibi, Rorty argüman takıntılı bir filozoftur, ama Felsefe ve Doğanın Aynası ikna edici parlak argümanlarla doludur. Meta-anlatılara karşıdır, ancak tüm felsefe tarihini ayna metaforu kavramından okur. Bu nedenle yazılarında sabit izlekler ya da temalar tespit etmek de mümükündür. Mesela, anti-özcülük (anti-essentialism) ve temel arayıcılık (anti-foundationalism), bir sohbet/söyleşi (conversation) formu olarak felsefe, özel alan-kamusal alan ayrımı, ironi, liberal umut ve dayanışma, etnosentrizm.

Richard McKay Rorty; kimileri için "bugün dünyadaki en ilginç filozof", "entellektüel bir süperstar", "analitik felsefenin en seçkin üyelerinden biri", kimileri için ise, "alternatif bir ideoloji sunmak dışında kendine özgü hiçbir teorik konumu olmayan bir propagandist", "entellektüel bir züppe", "Analitik felsefenin Troya atı"dır. Kendisine ilişkin tasvirlerin çeşitliliğine bakarak, çağdaş Amerikan felsefesi içinde pek az filozofun Rorty kadar paradoksal bir konuma sahip olduğunu söyleyebiliriz.

İlerleme güneşinin ufukta kaybolduğu, güneşli on yedinci yüz yıl Avrupa resminin silinmeye yüz tuttuğu, entellektüel coğrafyanın sınırlarının yeniden belirlendiği bir çağda, Batılı entellektüeller neredeyse her gün yeni bir "post"a bürünüp, 'modern' geleneği ve onu şekillendiren problematik ve temaları aşmanın, dekonstrüksiyona uğratmanın ya da Rorty örneğinde olduğu gibi feshetmenin yollarını arıyorlar. Bu anlamda, yirminci yüz yılın entellektüel ve felsefî ilgilerini karakterize eden şeyin Montaigne'in on altıncı yüz yıl için söylediklerine benzer şekilde, "şeyler hakkındaki teorilerden çok teoriler hakkındaki teoriler" olduğu söylenebilir. Bu bakımdan, Felsefe ve Doğanın Aynası, modernitenin doğası, meşruiyeti ve rnoderniteyi karakterize eden şey(ler)in ne(ler) olduğu sorununun karakterize ettiği bu "teoriler hakkındaki teoriler" geleneği içinde önemli bir yer işgal eder. (Arka kapaktan)

Bir yanda Platon, Aristoteles, Descartes, Locke, Kant, Husserl, Peirce, Russell, Carnap gibi sistematik filozoflar, diğer yanda James, Dewey, Wittgenstein, Davidson, Putnam, Quine, Sellars, Gadamer, Kuhn, Heidegger, Neitzsche, Freud, Derrida... gibi filozof kahramanlar; verdiği filozoflar kanonu aklınızı da sözünüzü de gelebilecek çeşitlilikte iken, kendi konumunu "pragmatist", "nominalist", "liberal ironisi", "postmodern burjuva liberali", "indirgemeci olmayan fizikalist", "tarihselci", "epistemolojik davranışçı", "holist"... gibi bir dizi tanımlayıcı terime referansla karakterize eden, yazıları diyalektik mantığa, rasyonel analizlere kapalı bir filozofu, insanın zihni bulanmadan, dili dolanmadan, üstelik kendisinin reddettiği tarzda sistematize ederek açıklaması mümkün müdür?

Rorty'nin metinlerini sistematik bir tarzda ele almadığı, argümanlar öne sürmekten ısrarla kaçındığı ve yeni bir felsefî sistem ya da teori öne sürme niyetinde olmadığı doğrudur. Ancak Rorty sözünüzü boşa çıkaracak tarzda, belirsizlikler, tutarsızlıklar ve paradokslar filozofudur aynı zamanda. Söz gelimi, Bernstein'ın da söylediği gibi, Rorty argüman takıntılı bir filozoftur, ama Felsefe ve Doğanın Aynası ikna edici parlak argümanlarla doludur. Meta-anlatılara karşıdır, ancak tüm felsefe tarihini ayna metaforu kavramından okur. Bu nedenle yazılarında sabit izlekler ya da temalar tespit etmek de mümükündür. Mesela, anti-özcülük (anti-essentialism) ve temel arayıcılık (anti-foundationalism), bir sohbet/söyleşi (conversation) formu olarak felsefe, özel alan-kamusal alan ayrımı, ironi, liberal umut ve dayanışma, etnosentrizm.

Richard McKay Rorty; kimileri için "bugün dünyadaki en ilginç filozof", "entellektüel bir süperstar", "analitik felsefenin en seçkin üyelerinden biri", kimileri için ise, "alternatif bir ideoloji sunmak dışında kendine özgü hiçbir teorik konumu olmayan bir propagandist", "entellektüel bir züppe", "Analitik felsefenin Troya atı"dır. Kendisine ilişkin tasvirlerin çeşitliliğine bakarak, çağdaş Amerikan felsefesi içinde pek az filozofun Rorty kadar paradoksal bir konuma sahip olduğunu söyleyebiliriz.

İlerleme güneşinin ufukta kaybolduğu, güneşli on yedinci yüz yıl Avrupa resminin silinmeye yüz tuttuğu, entellektüel coğrafyanın sınırlarının yeniden belirlendiği bir çağda, Batılı entellektüeller neredeyse her gün yeni bir "post"a bürünüp, 'modern' geleneği ve onu şekillendiren problematik ve temaları aşmanın, dekonstrüksiyona uğratmanın ya da Rorty örneğinde olduğu gibi feshetmenin yollarını arıyorlar. Bu anlamda, yirminci yüz yılın entellektüel ve felsefî ilgilerini karakterize eden şeyin Montaigne'in on altıncı yüz yıl için söylediklerine benzer şekilde, "şeyler hakkındaki teorilerden çok teoriler hakkındaki teoriler" olduğu söylenebilir. Bu bakımdan, Felsefe ve Doğanın Aynası, modernitenin doğası, meşruiyeti ve rnoderniteyi karakterize eden şey(ler)in ne(ler) olduğu sorununun karakterize ettiği bu "teoriler hakkındaki teoriler" geleneği içinde önemli bir yer işgal eder. (Arka kapaktan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat