Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
Doğu Batı: Üç Aylık Düşünce Dergisi, Dosya: Küresel Şiddet Sayı: 81 Ma Doğu Batı: Üç Aylık Düşünce Dergisi, Dosya: Küresel Şiddet Sayı: 81 Ma

#smrgDERGİDoğu Batı: Üç Aylık Düşünce Dergisi, Dosya: Küresel Şiddet Sayı: 81 Yıl: 20 Mayıs, Haziran, Temmuz#smrgStoktanTeslim

Liste Fiyatı : 28,00
İndirimli Fiyat : 21,00
Kazancınız : 7,00
Doğu Batı: Üç Aylık Düşünce Dergisi, Dosya: Küresel Şiddet   Sayı: 81  Yıl: 20  Mayıs, Haziran,  Temmuz
Doğu Batı: Üç Aylık Düşünce Dergisi, Dosya: Küresel Şiddet Sayı: 81 Yıl: 20 Mayıs, Haziran, Temmuz #smrgDERGİ #smrgStoktanTeslim
Doğu Batı Yayınları
21.00
TOPYEKÛN ŞİDDET

Belirsizlik
Uygarlık kavramı bir inşa süreci referans alınarak tanımlanır. Kentler kurmak, yasalar oluşturmak, barışı tesis etmek, ihtiyaçları gidermek ve her şe­yi belli bir akıl ve plan dâhilinde yürütmek bu inşa sürecinin bir parçasıdır. Eğer uygarlıkların üstünlüklerinden bahsedecek olursak bugünün sıradan bireyine söyleyecek ne söz kalır? Çünkü geçmişte elde edilen kazanımlarla günümüz arasında kolay kolay bir köprü kurulamamakta, örneğin dünya ölçeğinde yaşanan küresel şiddet açıklanamamaktadır. Gelinen noktada büyük bir belirsizlik hâkimdir. Sanki bu belirsizlikten kurtulmak için tüm uygarlık değerlerinin yerle bir edilmesi gerekiyormuş gibi geriye doğru giden bir tarih felsefesi söz konusudur.

Çelişki
Her terör saldırısı sonrasında uygarlıkla barbarlık kelimelerinin yan yana kullanılması basit bir tesadüf müdür?… Eğer bir ders notundan anlatılmıyorsa, tarihsel zaman çizelgesinde uygarlıkla barbarlığın nerede başlayıp nerede bittiğini tespit etmek oldukça zordur.

Çaresizlik
Birbirinden farklı toplumların ortak ruh hali… Uygarlığın meziyetleri artık "müzelerde" sergilenmektedir. Büyük sorumluluk isteyen ödevler tamamlandı ve bitti. Şimdilerde kısa vadeli ve geçici, insani ilişkilerde şiddetin yerini ve ölçüsünü de belirleyen bir hayat akışı içinde moral bulmak, özgüven tazelemek ve eğlenmek isteyen kitleler, esasen kapitalizmin daha çok para talep eden keyifsizliğine teslim olmuş durumdadırlar.

Korku
İlkel toplumlarda her şey korkunun bir nesnesiydi, çevrede âni bir hareket ve kıpırdanma ciddi bir tehdit kaynağıydı. İlkel insan kendi kabilesinden olmayanları, yani düşman olarak bellediğini kolayca ayırt edebilme yeteneğine sahipti ama onlar modern insanın düştüğü şu tuzağa hiç düşmediler: Kimi intihar bombacısı, seri katillerin hikâyesinde gözden kaçırılmayacak bir ayrıntıdır: "Eğitimli", "çevresinde sessiz ve sakin olarak bilinen" kişi­den bir canavar çıkması, işte bu ilkellerin bile tahmin edemeyeceği en tehlikeli düşman profilidir.

Sözde İnanç ve İdeolojiler
Uğursuz bir miras gibi yüzyıllardır süregelen meseleler… Ortadoğu'daki çıkar çatışması/mezhep savaşları. Tarihin bilinçaltı biraz kazındığında bölgede ideolojik kodların başka ittifak ve düşmanlıklar yaratılarak sürekli yenilendiğini ama mücadelenin hiç bitmediği görülecektir. Çıkan sonuç: Yaşamı temelden inkâr eden bir inanç ve ruh haline tam sadakat.

Doğadan, Canlılardan Nefret
Yalnızca kendi biyolojik üstünlüğünü hâkim kılmak, doğayı ve tüm canlıları en aşağı tabakadan gören bir perspektiftir. Hiçlik felsefeleri son kertede mutlak anlamsızlık üreten bir hayal gücüne ulaşamamıştı. Her şeyi yok ettikten sonra bir gün kendisinin de yok olacağının farkında olmayan bir insan tasavvurundan sakınmışlardı.

Küresel Şiddet
Ve topyekûn şiddet… Artık yaşam iddiasını sürdürmek isteyen her varlık bunun da bir bedeli olacağını baştan kabul ederek küresel çapta bir şiddetin mevcudiyetine çoktan boyun eğmiştir. Hiç kimse bir adım ötede ne ile karşılaşacağını veya yarın dünyanın nasıl bir hal alacağını tahmin edemez. Uygarlık sağduyusunu yitirmiştir. Küresel sistem korku ve çaresizlik ortamında yalnızca sert müdahalelerle günü kurtarmayı hedeflemektedir.

Bu sayımız, farklı konulara temas eden yazılarıyla küresel şiddetin fotoğrafını belirgin kılmaya çalışmaktadır.- Taşkın Takış

  • Açıklama
    • TOPYEKÛN ŞİDDET

      Belirsizlik
      Uygarlık kavramı bir inşa süreci referans alınarak tanımlanır. Kentler kurmak, yasalar oluşturmak, barışı tesis etmek, ihtiyaçları gidermek ve her şe­yi belli bir akıl ve plan dâhilinde yürütmek bu inşa sürecinin bir parçasıdır. Eğer uygarlıkların üstünlüklerinden bahsedecek olursak bugünün sıradan bireyine söyleyecek ne söz kalır? Çünkü geçmişte elde edilen kazanımlarla günümüz arasında kolay kolay bir köprü kurulamamakta, örneğin dünya ölçeğinde yaşanan küresel şiddet açıklanamamaktadır. Gelinen noktada büyük bir belirsizlik hâkimdir. Sanki bu belirsizlikten kurtulmak için tüm uygarlık değerlerinin yerle bir edilmesi gerekiyormuş gibi geriye doğru giden bir tarih felsefesi söz konusudur.

      Çelişki
      Her terör saldırısı sonrasında uygarlıkla barbarlık kelimelerinin yan yana kullanılması basit bir tesadüf müdür?… Eğer bir ders notundan anlatılmıyorsa, tarihsel zaman çizelgesinde uygarlıkla barbarlığın nerede başlayıp nerede bittiğini tespit etmek oldukça zordur.

      Çaresizlik
      Birbirinden farklı toplumların ortak ruh hali… Uygarlığın meziyetleri artık "müzelerde" sergilenmektedir. Büyük sorumluluk isteyen ödevler tamamlandı ve bitti. Şimdilerde kısa vadeli ve geçici, insani ilişkilerde şiddetin yerini ve ölçüsünü de belirleyen bir hayat akışı içinde moral bulmak, özgüven tazelemek ve eğlenmek isteyen kitleler, esasen kapitalizmin daha çok para talep eden keyifsizliğine teslim olmuş durumdadırlar.

      Korku
      İlkel toplumlarda her şey korkunun bir nesnesiydi, çevrede âni bir hareket ve kıpırdanma ciddi bir tehdit kaynağıydı. İlkel insan kendi kabilesinden olmayanları, yani düşman olarak bellediğini kolayca ayırt edebilme yeteneğine sahipti ama onlar modern insanın düştüğü şu tuzağa hiç düşmediler: Kimi intihar bombacısı, seri katillerin hikâyesinde gözden kaçırılmayacak bir ayrıntıdır: "Eğitimli", "çevresinde sessiz ve sakin olarak bilinen" kişi­den bir canavar çıkması, işte bu ilkellerin bile tahmin edemeyeceği en tehlikeli düşman profilidir.

      Sözde İnanç ve İdeolojiler
      Uğursuz bir miras gibi yüzyıllardır süregelen meseleler… Ortadoğu'daki çıkar çatışması/mezhep savaşları. Tarihin bilinçaltı biraz kazındığında bölgede ideolojik kodların başka ittifak ve düşmanlıklar yaratılarak sürekli yenilendiğini ama mücadelenin hiç bitmediği görülecektir. Çıkan sonuç: Yaşamı temelden inkâr eden bir inanç ve ruh haline tam sadakat.

      Doğadan, Canlılardan Nefret
      Yalnızca kendi biyolojik üstünlüğünü hâkim kılmak, doğayı ve tüm canlıları en aşağı tabakadan gören bir perspektiftir. Hiçlik felsefeleri son kertede mutlak anlamsızlık üreten bir hayal gücüne ulaşamamıştı. Her şeyi yok ettikten sonra bir gün kendisinin de yok olacağının farkında olmayan bir insan tasavvurundan sakınmışlardı.

      Küresel Şiddet
      Ve topyekûn şiddet… Artık yaşam iddiasını sürdürmek isteyen her varlık bunun da bir bedeli olacağını baştan kabul ederek küresel çapta bir şiddetin mevcudiyetine çoktan boyun eğmiştir. Hiç kimse bir adım ötede ne ile karşılaşacağını veya yarın dünyanın nasıl bir hal alacağını tahmin edemez. Uygarlık sağduyusunu yitirmiştir. Küresel sistem korku ve çaresizlik ortamında yalnızca sert müdahalelerle günü kurtarmayı hedeflemektedir.

      Bu sayımız, farklı konulara temas eden yazılarıyla küresel şiddetin fotoğrafını belirgin kılmaya çalışmaktadır.- Taşkın Takış

      Stok Kodu
      :
      303196647
      Boyut
      :
      16x24
      Sayfa Sayısı
      :
      201 s.
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2017
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat