Yaşadığı yer, Anadolu; zaman, on üçüncü yüzyıl. Selçukluların siyasî hâkimiyet için savaşları, Moğol istilâsı, Moğollara ödenen ağır vergiler, siyasî ve ekonomik buhranların yaşandığı, halkın canından bezdiği bir dönem ve yer. İşte bu dönemde halka insan ve Allah sevgisini aşılayan, ruhlara şifa, taze bir nefestir Mevlânâ.
Bugün zaman; yirminci yüzyılı bitirmiş, hızla yirmi birinci yüzyılda yuvarlanıyor. Moğollar artık yok. Ama onların yerini alan bin bir düşmanın istilâsı mevcut. Savaş ve terör binlerce masum insanı öldürüyor. Sağ kalanların bir çoğu da ruhî bunalımların pençesinde kıvranıyor. Yalnız Anadolu değil, bütün dünya Mevlânâ'ya daha çok muhtaç. Çünkü çağımızın hastalıklarını tedavi edecek, dertlerini dindirecek şifa yine Mevlânâ'da. (Arka kapaktan)